Kütüphane

“Form Dışı Sapmalar”

Rast Gallery’de gerçekleşen “Form Dışı Sapmalar” sergisinin küratör metni Argonotlar Kütüphanesinde.

Damla Yalçın

“Form Dışı Sapmalar”; üç sanatçının farklı üretim pratiklerini ortak bir paydada bir araya getirmeyi, mekânı edilgenliğinden uzaklaştırmayı, içeri- dışarı/ varlık/ geçmiş ve izler üzerinden ele almayı hedefleyerek izleyeni özellikle hafıza, beden ve zaman bağlamında düşünmeye davet ediyor. 

Berka Beste Topuz, Damla Yalçın ve Sinan Logie’nin kolektif bir düşünce sunumu olarak da ele alabileceğimiz sergide mekân; kendi olgusal özelliklerinden uzaklaştırılarak adeta hatırlatmaya odaklı bir yazılı bellek edasıyla barındırdığı tekrarlar, gölgeler, boşluklar, kapılar, pencereler, sahip olduğu tüm aralıkları ile ele alınıyor, anlamlandırılıyor.

Berka Beste Kopuz

Sanatçıların sahip olduğu tüm bu perspektifler ve ele aldıkları teorik odaklar Martin Heidegger’in “Building, Dwelling, Thinking” (Bauen, Wohnen, Denken, 1951) metnini hatırlatıyor. Heidegger’in “dwelling” kavramı; mekânı edilgenlikten öteye yerleştirirken insanla arasında kurduğu “simbiyotik” bağ üzerine de düşündürür. Bu bağ; koruyucudur ve karşılıklı etkileşimle gelişir, yapılanır ve âna aktarılır. Bu aktarımda eserler yoluyla “simbiyoz” kavramı; biyolojik kökeninden uzaklaşarak mekân ile kurduğu ilişkiye yaklaşıyor, düşündürmeye odaklanıyor. “Simbiyoz” anlam itibari ile farklılıkların uzun süreçlerde birlikte var olma halini tanımlayan bir kavram: “Ortak yaşam”, “Ortak yaşarlık”. Bu ortaklığın olmazsa olmazı; tek yönlü bir aktarımdan uzakta duran bir dönüşüm/etkileşim ile gelişimin ve iz bırakmanın mümkünlüğü.  Berka Beste Topuz, Damla Yalçın ve Sinan Logie’nin ifade etme biçimleri, yolları, üretim pratikleri, bir araya gelme halleri ve eserlerinin barındırdığı söylev tam da bu noktada anlam kazanıyor. Mekânların “ortak yaşam” ya da “ortak yaşarlık” bağlamında en önemli gücü ve belki de üzerine daha fazla düşünülesi özelliği; barındırdıkları hafızayı bir önceki ile bütünlenerek dönüştürmeleri, tekrar kurgulamaları ve böylelikle bir hafızanın inşasını sağlamaları. Sergide bu bağlamda “hafıza”nın temsiliyetini “gölge” metaforu üstleniyor. Çalışmalarda izlenen “gölge” unsuru; ne mekâna ne hafızaya teslim olmazken bu iki gücün hem devamlılığını hem de kırılganlığını taşıma görevini üstleniyor. Bu görevin en önemli eşlikçileri ise mekânları “hafıza” ve “hatıra” bağlamında anlamlandıran, tüm bu katmanlar arasında önemli bir “eşik” görevi üstlenen pencereler, kapılar ve mimarinin diğer unsurları oluyor. Bu unsurlar adeta bir basamak niteliğinde çalışmalarda bir anlatıya dönüşüyorlar, düşündürüyorlar. Geçmişte orada var olanlar, yaşananlar, şimdi var olan deneyimler arasında yaşanan müzakere, katmanlı bir ilişki alanı tüm eserlerde anlamlandırılıyor ve sergi alanına bu anlam nüksediyor…  

Sinan Logie

Günümüz sanat ortamında sıklıkla küratöryel bir çerçeve aracılığıyla kurulan bağlamsal ve üslupsal uyum, bu sergide sanatçıların kendi üretim pratikleri arasındaki karşılıklı farkındalıkları kendi çeperlerinde karşılıklı etkileşimlerle ifade ediyor. Burada söz konusu olan, kolektif bir üretim modeli değil; Berka Beste Topuz, Damla Yalçın ve Sinan Logie’nin uzun yıllara yayılan bireysel pratikleri arasındaki eşzamanlılık ve birbirini tanıma hâli. Sanatçıların yan yana gelişi, dışsal bir kurgunun sonucu olmaktan ziyade, üretim süreçleri boyunca gelişen ortak soruların ve paralel duyarlılıkların doğal bir kesişim noktası olarak beliriyor. Bu durum, küratörlü sergilerden aşina olduğumuz bağlamsal bütünlüğün, herhangi bir aracılık olmaksızın sanatçıların kendi aralarında da kurulabileceğini gösteriyor. Nicesine…


İlginizi Çekebilir

Eleştiri

Bor Sanat ve Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi işbirliğiyle gerçekleşen “Zihnin Sınırlarında Bir Rota: Fikret Muallâ” sergisini Nergis Abıyeva, Uras Kızıl ve Emre Erbirer...

Gündem / Tartışma

Bor Sanat konuşmalarının son oturumunda Türkiye’nin kültür-sanat ortamındaki eleştiri kültürü ve üslubu, geçmişten günümüze bir perspektifle ele alındı.

Söyleşi

Bu yıl 6. Mardin Bienali’nde Bor Sanat desteğiyle “INVITED: Müşterek/Unified” sergisine ev sahipliği yapan EXIT Kolektif’ten Mehmet Çimen ve serginin küratörü Ebru Nalan Sülün...

Eleştiri

Bu yıl 6'ncısı düzenlenen Mardin Bienali’nin kavramsal çerçevesine eleştirel bir bakış ve bienalden izlenimler.

© 2020

Exit mobile version