4. Sanat Dünyamız Günleri, bu yıl “Çatlak Koza” başlığıyla sergi, performans, atölye ve konuşmaları bir araya getiriyor. Program rutinlerin, tekrarların ve alışkanlıkların gündelik hayat içinde nasıl bir hareket alanı oluşturduğunu ve bu alanın günümüz insanını nasıl bir düzene taşıdığını sorguluyor.
“Çatlak Koza” başlığı her kozanın, yuvanın ve düzenin kırılmaya müsait yapısına, kozaların işe yaradığı ya da yaramadığı hallere bakıyor. Program boyunca rutinlerin yararları ve yararsızlıkları, tekrarın gücü ve dayanıklı kasların inşası tartışmaya açılırken oyunlara, birlikte öğrenmeye ve bir arada olmanın pratik edilmesine odaklanılıyor. 4. Sanat Dünyamız Günleri, Burak Ata’nın “En Olağan Hislerimi Şeyleştirdiğimde Olanlar” başlıklı kişisel sergisiyle başlayacak. Serginin açılışı ve sanatçı konuşması 8 Ekim Perşembe akşamı gerçekleşecek. Program Sanat Dünyamız dergisinin editörü Fisun Yalçınkaya ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık Etkinlikler Yöneticisi Ahsen Erdoğan tarafından hazırladı.
1974’ten bu yana yayın hayatını sürdüren Sanat Dünyamız, güncel sanatı odağına alarak farklı dosya konuları etrafında hazırladığı içeriklerle üç ayda bir okurlarla buluşuyor. Derginin 210. sayısı olan Güz sayısı satışta.
Sergi: Burak Ata / En Olağan Hislerimi Şeyleştirdiğimde
8-11 Ekim 2026, Loca
Koştuk, topa vurduk ve durup geri çekildik. Ellerimiz tetikte, ara ara parmak uçlarında zıplıyoruz ama hızımız kontrollü, nefesimiz de öyle. Aynı yönde bir daha vurup geri çekiliyoruz. Ve bir daha, bir daha. Kas güçlendiriyoruz, beraber hareket etmeyi öğreniyoruz. Yaptığımız iş doğanın taklidi ya da kamusal alanı paylaşmanın etüdü. Beraber sokağa çıkmak da buna benziyor, iş olsun diye kürek çekmek de. Bir işte ısrar ediyoruz, bağırıp çağırarak değil, yeniden ayağa kalkarak.
Çalışma masasındaki ışığın odağı sabit ama altına koyduğumuz sayfalar değişiyor. Yazılmış tarihe bir daha bakıyoruz ve beklemediğimiz bir kısmı görmeyi bekliyoruz. Tarihin içinde yeni iddialar ortaya atacak değiliz de “orası çoktan didik didik edildi” denen yeri bir tekrar okusak aslında iyi olur. Söz dinlemeyen bir sükûnet içindeyiz.
Varlığımızın yansıdığı nesneler ya da bizim yansımalarına dönüştüğümüz şeyler, kaktüsler, raketler, ikili oyunlar ve köprüler. Tırnağın ucunda bir etiket, defalarca gördüğümüz ama rengini aklımıza getiremediğimiz bir grip hapı, altından bin kere geçtiğimiz balkon. Dağlara, denizlere benzesek güzel olurdu ama buradayız işte, küçük dairelerde ve şehirde, kendi rutinlerimizin gece gündüz nöbetindeyiz.
Burak Ata’nın büyük kısmı ilk kez 4. Sanat Dünyamız Günleri kapsamında bir arada gösterilen eserleri, gündelik olanın direnişini yakalıyor. Bir imgenin başında ısrarla beklemek, bu imgenin değişimini izlemek neye benzer? Rutinler, alışkanlıklar, takıntılar ve bildiklerimizi yeniden yeniden öğrenmek nasıl bir etki bırakır üstümüzde, ya dünyada? Günlük hayatın alışılmadık kısımları hangi saatlere saklanır? Burak Ata’nın resimleri kendimizin bir anlığına bir adım dışına çıkarak bu soruları sormaya davet ediyor bizi.
İşaret parmağı, orta parmak ve baş parmağınızı ileri uzatın, serçe parmak ve yüzük parmağınızı avcunuza bastırın, işte böyle: Raketleri tuttuk savunmamızı bekliyoruz. Bu tutuş, hafızanın ve imgelerin üzerine titreyen o inatçı dikkatin eseri.
Sergi metni: Fisun Yalçınkaya
Burak Ata eserlerinde otobiyografik dönüşümleri üzerinden kurguladığı yapılar ile seyirciye hisler ve duygusal kavrayışlarla sağlanabilecek bir paydaşlık sunar. Pentürü kimi zaman varış noktasında ortaya koyduğu bir önermenin gösterge aracı olarak yoğun ve ayrıştırılamaz, kimi zamansa bir sesli düşünme aygıtı olarak hafif ve geçirgen kullanır. Mekânsal geometrinin katılığı ile yerçekimsiz objeleri çarpıştırır, hibrit bir anlatım dili yaratır. İnsan doğası, psikolojik dönüşümler, ikili ilişkiler ve yaşam döngüsü gibi kavramlar üzerine düşünen sanatçı, pentürün yanı sıra yerleştirme ve oyun medyumlarını da kullanır. “Yerçekimli Karanfil” (Pilot Galeri, İstanbul, 2025), “Oyun Serbest!” (KENDİ Koleksiyonu, İstanbul, 2023) ve Ulya Soley küratörlüğünde gerçekleşen solo sergisi “Ateşi Yaktık Denizi İçtik” (Martch Art Project, İstanbul, 2023) sanatçının son dönemdeki sergilerine örnek olarak verilebilir. Burak Ata üretimlerini Berlin’deki atölyesinde sürdürmektedir.
Söyleşi: 8 Ekim 2026
Sanatçı Konuşması: Burak Ata
Moderatör: Fisun Yalçınkaya
19:00, Loca
Sanatçı Burak Ata, 4. Sanat Dünyamız Günleri kapsamında izleyiciyle buluşan “En Olağan Hislerimi Şeyleştirdiğimde Olanlar” adlı sergisi hakkında Fisun Yalçınkaya ile sohbet edecek. Büyük kısmı ilk kez bu sergide bir araya gelen eserler gündelik olanın direnişini yakalıyor. Bir imgenin başında ısrarla beklemek, bu imgenin değişimini izlemek neye benzer? Rutinler, alışkanlıklar, takıntılar ve bildiklerimizi yeniden yeniden öğrenmek nasıl bir etki bırakır üstümüzde, ya dünyada? Günlük hayatın alışılmadık kısımları hangi saatlere saklanır? Serginin ortaya attığı sorular sohbetin konusu oluyor.
Sanatçıyla Atölye: “Bu Bir Sanat Dünyamız Değildir”
9 Ekim 2026,14:00, Loca
Atölye yürütücüsü: Vardal Caniş
Atölye asistanı: Fisun Yalçınkaya
Sanat Dünyamız dergisi 1974’ten bu yana yayımlanıyor. Tükiye’nin en uzun soluklu sanat dergilerinden biri. Sanatçıları, üretimleri, sanat yazarlarını, araştırmacıları, öğrencileri, okurları ve sanat izleyicilerini buluşturan köklü bir platform. Herkesin farklı bir Sanat Dünyamız hikâyesi var. Sanatçı Vardal Caniş, buradan yola çıkarak bir fanzin atölyesi hazırladı. Katılımcılar kendi Sanat Dünyamız’larını yapacaklar. Röportaj ve anket ekipleri, görsel tanıtım ekibi gibi gruplara ayrılarak kendi görev tanımlarına uygun olarak çalışacaklar. Ortaya çıkan fanzin, fotokopi yoluyla çoğaltılarak katılımcılara dağıtılacak.
Vardal Caniş İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Resim malzemelerinin dışında nadire kabini denemeleri, buluntu nesneler ile yerleştirmeler, video günlükleri ve hazırladığı basılı yayını ArabeskFanzin gibi araçlar ile Reşad Erkem Koçu ve Proust gibi sanatçıların izinde, hatırlamak ve anlamak üzerine çalışıyor. Resim ve şiir arasında bağ kurma ihtiyacıyla disiplinlerarası motifler üretiyor. Taşındığı evlerin sokaklarını boyadığı ilk kişisel sergisi Yetiştiğim Yerler çevrimiçi olarak gezilebilir.
Atölye ücretsiz ve rezervasyonludur. Katılım 30 kişiyle sınırlıdır.
Rezervasyonlar 1 Ekim 2026 günü saat 10:00’da açılacaktır.
Atölye süresi üç buçuk saattir.
Kapılar etkinlikten yarım saat önce açılır. Katılımcılar etkinlik sırasında çekilecek fotoğrafların YKKSY’nin sosyal medya hesaplarında kullanılmasına izin vermiş kabul edilirler. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık etkinliği iptal etme hakkını saklı tutar.
Sanatçı Konuşmaları: “Hop Oturup Hop Kalkmak: Sanat ve Tekrar”
Konuşmacılar: Burak Delier ve Şive Neşe Baydar
9 Ekim 2026, Cuma, 18:30, Loca
Tekrar her zaman sanatın ve sanat eğitiminin temel bir öğesi olmuştur. Sınırları bilinen bir işte usta olmak ya da bir süreci daha iyi anlamak, içselleştirmek ya da yeni ve gelmekte olanı davet etmek için tekrar ederiz. Tekrar geçmişe, şimdiye veya geleceğe yönelik olabilir; tekrar hem yuvaya dönmek hem de yola çıkmak anlamına gelebilir. Bu konuşmada Şive Neşe Baydar ve Burak Delier sanatta ve sanat eğitiminde tekrar, rutin, alışkanlık ve yeni üzerine bir sohbet geliştirecekler.
Burak Delier (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde (Yüksek Lisans ve Sanatta Yeterlik) eğitim gördü. Kolektif ve bireysel çalışmalarında kapitalizm ve güncel sanat pratikleri arasındaki ilişkiyi görünür kılmakla ilgilenen Delier, gerilla taktikleri ve gündelik yaşamdan ödünç aldığı stratejilerle absürd kesişmeler yaratarak hayatı bir araştırma nesnesi haline getirir. Kendini ve sanatı sorunsallaştıran bir yaklaşımla araştırmalarını sürdüren sanatçı, halihazırdaki üretim ve güç ilişkilerinin ötesinde, hayatı daraltan baskın yaşama kültürünün karşısına konabilecek nefes alma alanları yaratmaya çalışır. Delier’in sanat ve siyaset ilişkisini tartıştığı yazıları Koç Üniversitesi Yayınları’ndan Sanat Dünyasının Senaryoları (2016) başlığıyla yayımlanmıştır.
Şive Neşe Baydar Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünden mezun oldu. İTÜ Görsel Çevresel Sanatlar programında yüksek lisans eğitimini tamamladı ve ardından MSÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünde sanatta yeterliğini aldı. 1996-1999 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi’nde, 1999-2003 yılları arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak, 2003-2005 yılları arasında yine Süleyman Demirel Üniversitesi Resim bölümünde öğretim üyesi olarak çalıştı. 2006 yılından beri Sakarya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Kariyeri boyunca çok sayıda kişisel sergi açmış ve ulusal/uluslararası karma sanatsal etkinlikte yer almıştır.
Sanatçıyla Atölye: “Dön Dolaş” / İris Ergül
Atölye yürütücüsü: İris Ergül
Atölye asistanı: Nehir Selçuk
10 Ekim 2026, Cumartesi, 12:00, Loca
İris Ergül’ün ilk kez 4. Sanat Dünyamız Günleri’nde izleyiciyle buluşacak olan “Can Suyu” adlı performansından yola çıkan bu atölye, katılımcıları ortak yaşam biçimlerini incelemeye ve hayal etmeye davet ediyor. Doğada bir arada var olmanın, birbirine tutunmanın ve iç içe geçmenin izini süren atölye, Ernst Haeckel’in mikroskobik yaşam formları ve deniz canlılarına ilişkin illüstrasyonlarını inceleyerek başlıyor; radyolaryalar, denizanaları ve mercanların birbirini tamamlayan biçimleri üzerinden ortaklık ve dönüşüm kavramlarını görsel bir dile taşıyor. Bu gözlemlerden hareketle katılımcılar, kendi hayal ettikleri ortak yaşam formlarını –birbirine bağlı, birbirinden beslenen, birlikte var olan bedenleri– alçılı bezle heykellere dönüştürüyor. Atölye, doğadaki türlerarası bağların gözleminden kişisel ve spekülatif bir heykel pratiğine uzanan bir yolculuk sunuyor.
İris Ergül, heykel, yerleştirme, video, performans, kolaj, çizim ve metin gibi farklı mecralar arasında çalışan, İstanbul merkezli bir sanatçı ve araştırmacıdır. Pratiğinde, türlerarası kıvrımlarda varlıkların birbirini nasıl dönüştürdüğünü araştırır; insan ve insan ötesi yaşamlar arasındaki karşılaşmaları, sınırları bulanıklaştıran ve yeni varoluş biçimleri üreten süreçler olarak ele alır. Ergül, MSGSÜ Heykel Bölümü mezunudur ve Fulbright bursuyla San Francisco Art Institute’da yüksek lisansını tamamlamıştır. MSGSÜ’de Sanatta Yeterlik çalışmalarını sürdürmektedir. Mekâna özgü, süreç odaklı ve performatif araştırmalar yürüten HemCereyan kolektifinin üyesidir.
Atölye ücretsiz ve rezervasyonludur. Katılım 10 kişiyle sınırlıdır.
Rezervasyonlar 1 Ekim 2026 günü saat 10:00’da açılacaktır.
Atölye süresi 150 dakikadır. Malzemeler kurum tarafından temin edilecektir.
Kapılar etkinlikten yarım saat önce açılır. Katılımcılar etkinlik sırasında çekilecek fotoğrafların YKKSY’nin sosyal medya hesaplarında kullanılmasına izin vermiş kabul edilirler. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık etkinliği iptal etme hakkını saklı tutar.
Sanatçıyla atölye: “Kendi Kozam” / Şafak Şule Kemancı
10 Ekim 2026, Cumartesi, 15:00, Loca
Kumaş, iğne, iplik, akrilik boya ve dolgu malzemesi… Herkes kendi kozasını örüp içine de istediği bir şey yapıp koyacak. Kozada bir yarık olacak ve içinde ne var görebileceğiz.
Şafak Şule Kemancı İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Eserlerinde neşenin, direnişin ve bereketin birbirine dolanarak yeşerdiği bir çeşitlilik halinin normatif sınırları erittiği ve yeni olasılıkları mümkün kıldığı kuir ekosistemler kuruyor. Sanatçının kişisel sergileri arasında “yaslan bana yeryüzü ağacı” (Ka Atölye, Ankara, 2022) ve “bütün kuşlar benim bahçeme gelir” (Depo, İstanbul, 2021) bulunuyor. Katıldığı karma sergiler arasında ise “Sex Re-enchanted [Yeniden Efsunlanan Cinsellik]” (Heidelberger Kunstverein, 2024); “Pretty Doomed [Albenili ve Kederli]” (Ugly Duck, Londra, 2023); “Hayat, Ölüm, Aşk ve Adalet” (Yapı Kredi Kültür Sanat, İstanbul, 2022); “Bir Tutam Zapt Edilemez Karmaşıklık” (SANATORIUM, İstanbul, 2022) yer alıyor.
Atölye ücretsiz ve rezervasyonludur. Katılım 20 kişiyle sınırlıdır.
Rezervasyonlar 1 Ekim 2026 günü saat 10:00’da açılacaktır.
Atölye süresi 150 dakikadır. Malzemeler kurum tarafından temin edilecektir.
Kapılar etkinlikten yarım saat önce açılır. Katılımcılar etkinlik sırasında çekilecek fotoğrafların YKKSY’nin sosyal medya hesaplarında kullanılmasına izin vermiş kabul edilirler. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık etkinliği iptal etme hakkını saklı tutar.
Kentsel Mekânlarda Bir Arada Olma Pratikleri
Konuşmacı: Yağmur Yıldırım
10 Ekim 2026, Cumartesi, 18:00, Loca
Bir arada hareket etmek, kentsel mekânları sade fiziksel ve nötr varlıklar olmaktan çıkarıp toplumsal hafızanın, direnişin ve ortak yaşamın inşa edildiği eylem sahnelerine çevirir. Sokaklardan meydanlara, kıyılardan bostanlara kent mekânlarına sahip çıkanlar beraber hareket ederken bu mekânları dönüştürür ve yerin tarihini yazarlar. Mimar ve akademisyen Yağmur Yıldırım kent tarihini bu birlikteliklerden okumak ve feminist yaklaşımla mekânı devralma kültürü üzerine bir konuşma yapacak.
Yağmur Yıldırım (Dr.), mimar ve Kadir Has Üniversitesi Ortak Dersler Bölümü’nde öğretim görevlisidir. Araştırma alanları arasında mekânsal adalet, toplumsal cinsiyet ve mekân, kent tarihi, feminist tarihyazımı bulunuyor. 2014 yılından beri Açık Radyo’da haftalık olarak yayımlanan “Açık Mimarlık” programını; Medyascope’ta ise “Şehir Hepimizin” programını (İstanbul Hepimizin Platformu ile birlikte) hazırlayıp sunuyor.
Performans: “Can Suyu” / İris Ergül
Sanatçılar: İris Ergül, Gerda Berna Örter
11 Ekim 2026, Pazar, 14:30, Loca
İris Ergül’ün ilk kez 4. Sanat Dünyamız Günleri’nde sergilenecek olan “Can Suyu” adlı mekâna özgü performansı, yaşamın kendisinin sürekli biçim değiştiren yaratıcı bir hareket olduğu fikrinden yola çıkıyor. Yaşamın, ölümün, dönüşümün ve yeniden oluşumun birbirinden ayrı süreçler değil, sürekli birbirine eklemlenen hareketler olduğu bir evren kuruyor. Mitolojik anlatılar, doğanın döngüleri ve farklı canlılık biçimleri arasında dolaşan çalışma, bedenlerin dönüşme ve başka biçimlere açılma potansiyellerini araştırıyor.
İris Ergül, heykel, yerleştirme, video, performans, kolaj, çizim ve metin gibi farklı mecralar arasında çalışan, İstanbul merkezli bir sanatçı ve araştırmacıdır. Pratiğinde, türlerarası kıvrımlarda varlıkların birbirini nasıl dönüştürdüğünü araştırır; insan ve insan ötesi yaşamlar arasındaki karşılaşmaları, sınırları bulanıklaştıran ve yeni varoluş biçimleri üreten süreçler olarak ele alır. Ergül, MSGSÜ Heykel Bölümü mezunudur ve Fulbright bursuyla San Francisco Art Institute’da yüksek lisansını tamamlamıştır. MSGSÜ’de Sanatta Yeterlik çalışmalarını sürdürmektedir. Mekâna özgü, süreç odaklı ve performatif araştırmalar yürüten HemCereyan kolektifinin üyesidir.
Performans: “︎Ölçülebilir Aşağılanma ︎”/ Merve Morkoç
Sanatçı: Merve Morkoç
11 Ekim 2026, Pazar, 15:30, Loca
İşsizlik soyut bir bekleme hali değil, bedenin içine yerleşen, ölçülebilir bir aşağılanma rejimidir.
Beş aydır işsizim.
73 başvuru,
7 geri dönüş
0 işe alım
Bu performans, bedenin yalnızca üretken, işe yarar ve sistemin içinde olduğu sürece anlamlı olduğu mitinin ifşasıdır. Beden ve emek sömürüsünün yalnızca üretim sırasında değil, dışlama ve bekleme yoluyla da işlediğini; aşağılanmayı sayılar üzerinden normalleştiren bir ekonomik düzeni kayda alır.
Merve Morkoç, deneyime dayalı disiplinlerarası pratiğinde, heykel, video, performans ve enstalasyonla birlikte çok çeşitli medyaları bir araya getirir. Eserlerinde beden, cinsiyet ve imajı, sosyal kimliklerden arındırıp alternatif gerçeklikler yaratarak deforme eder. Bu yaklaşım, geleneksel normların ötesinde esneyen ve dönüşen, tanımların ötesinde, özgürleştirilen ve hayat verilen bir benlik arayışını yansıtmaktadır. Merve Morkoç’un son dönem kişisel sergileri ve performans gösterimleri arasında “
Performans: “Cam Ralli” / Burak Ata
11 Ekim Pazar, 16:00, Loca
Burak Ata’nın “Cam Ralli” başlıklı performansı; oyunun yıkıcı ve kurucu mekanizmalarını masanın iki tarafına yayılan bedensel bir bellek üzerinden inceliyor. “Ter”, “Çizgi” ve “Top İzi” bölümleriyle oyunun doğasını ve onu var eden kuralları adım adım dönüştüren yapıt, oyunu bir galibiyet arayışından çıkarıp masada kalma direncine dönüştürüyor. Performans, izleyiciyi kırılgan dengelerin ve evrim geçiren tekrarların inşa edildiği bir akışa tanıklık etmeye çağırıyor.
Burak Ata eserlerinde otobiyografik dönüşümleri üzerinden kurguladığı yapılar ile seyirciye hisler ve duygusal kavrayışlarla sağlanabilecek bir paydaşlık sunar. Pentürü kimi zaman varış noktasında ortaya koyduğu bir önermenin gösterge aracı olarak yoğun ve ayrıştırılamaz, kimi zamansa bir sesli düşünme aygıtı olarak hafif ve geçirgen kullanır. Mekânsal geometrinin katılığı ile yerçekimsiz objeleri çarpıştırır, hibrit bir anlatım dili yaratır. İnsan doğası, psikolojik dönüşümler, ikili ilişkiler ve yaşam döngüsü gibi kavramlar üzerine düşünen sanatçı, pentürün yanı sıra yerleştirme ve oyun medyumlarını da kullanır. “Yerçekimli Karanfil” (Pilot Galeri, İstanbul, 2025), “Oyun Serbest!” (KENDİ Koleksiyonu, İstanbul, 2023) ve Ulya Soley küratörlüğünde gerçekleşen solo sergisi “Ateşi Yaktık Denizi İçtik” (Martch Art Project, İstanbul, 2023) sanatçının son dönemdeki sergilerine örnek olarak verilebilir. Burak Ata üretimlerini Berlin’deki atölyesinde sürdürmektedir.
Söyleşi: Tekrarlar Arasında Oyuna Yer Açmak
Konuşmacı: Mine Söyler
11 Ekim 2026, Pazar, 16:30, Loca
Performans ve tekrarlar üzerinden şekillenecek olan konuşmada gündelik hayat içindeki hareket alışkanlıklarımız ve hareket yoluyla araştırma dokusunu kuran çalışmalar tartışma alanına davet edilecek. Oynayan insan ve oyun alanını kuran insan; rutinlerin, gündelik tekrarların ve alışkanlıkların arasında nasıl hareket alanları oluşturabilir sorusundan hareketle ilerleyecek olan konuşma, performans tarihimizden ve çalışmalarını sürdürmekte olan çeşitli gruplar ve kişilerden örnekler ele alacak. Konuşma, Söyler’in performans arşivi bağlamında sürdürdüğü ve katıldığı çalışmalardan da kesitler içerecek.
Mine Söyler, lisans eğitimini jeoloji mühendisliği, yüksek lisansını sanat tarihi alanında tamamladı. Akademik eğitimine paralel olarak gösteri sanatları odağında kendisini yetiştirip çeşitli topluluk ve koreograflar ile çalıştı. 2019 yılında tamamladığı “Türkiye Çoklu Sanat Ortamında Performans” başlıklı tezinde Türkiye’deki güncel sanat pratikleri içerisinde performans kavramının konumuna, kurmuş olduğu bağlantılara odaklandı ve alanın tarih yazımı üzerine öneriler geliştirdi. Performans sanatları alanında sanat tarihçisi ve araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürüyor.
Etkinlikler herkese açık ve ücretsizdir.
Kapılar etkinlikten yarım saat önce açılır.
Katılımcılar etkinlik sırasında çekilecek fotoğrafların YKKSY’nin sosyal medya hesaplarında kullanılmasına izin vermiş kabul edilirler. Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık etkinliği iptal etme hakkını saklı tutar.
Ayrıntılı bilgi için internet sitesini ve sosyal medya hesaplarını inceleyebilirsiniz.
