Connect with us

Ne arıyorsun?

Argonotlar

Millî Reasürans Sanat Galerisi Arşivi /

675 Kayıp Resmin Peşinde

Millî Reasürans Sanat Galerisi arşivi dizimizin yeni konuğu Yurt Gezileri! Sergi kitabında yer alan Murat Ural’ın araştırması Argonotlar Kütüphanesinde.

Tasarım: Esen Karol

1938–1943 yılları arasında gerçekleştirilen “Yurt Gezileri” projesi, Cumhuriyet’in erken dönem kültür politikalarının en önemli girişimlerinden biri olup, devletin sanat aracılığıyla toplumla kurduğu ilk kapsamlı temaslardan birini temsil eder. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği ile Halkevleri’nin işbirliği ile yürütülen proje kapsamında dönemin önde gelen ressamları Anadolu’nun çeşitli kentlerine gönderilmiş, bu geziler sırasında toplam 675 resim üretilmiştir. Söz konusu çalışmalar, 1944 yılında Ankara Sergievi’nde (bugünkü Devlet Opera Binası) düzenlenen sergide bir araya getirilmiştir. Ancak zaman içinde koleksiyonun büyük bir bölümü kaybolmuş; projeye ilişkin en temel kaynak olarak 1944 tarihli sergi kataloğu ve sınırlı sayıdaki belge günümüze ulaşabilmiştir.

Yurt Gezileri’ne ilişkin bu eksikliği gidermeye yönelik en önemli adımlardan biri, Millî Reasürans Sanat Galerisi’nin 1998 yılında başlattığı araştırma ve sergi projesi olmuştur. Proje kapsamında 4 Kasım – 6 Aralık 1998 tarihleri arasında Amelié Edgü küratörlüğünde “Cumhuriyet’in Romansı: Yurt Gezileri (1938–1943)” başlıklı bir sergi düzenlenmiş; Yurt Gezileri sırasında üretilmiş resimler ve döneme ait fotoğraflar bir araya getirilmiş, ayrıca konunun farklı yönlerinin ele alındığı bir panel gerçekleştirilmiştir. Sergi hazırlıkları sürecinde yürütülen araştırmalar sonucunda, uzun yıllar kayıp olduğu düşünülen eserlerin izine ulaşılmış ve 75 resim yeniden tespit edilerek sanat tarihine kazandırılmıştır.

Sergiyle aynı zamanda, Millî Reasürans T.A.Ş. tarafından Ekim 1998’de yayımlanan kitap, 1944 tarihli sergi kataloğundan sonra Yurt Gezileri üzerine kapsamlı veriler sunan ilk çalışma niteliğini taşımaktadır. Amelié Edgü’nün küratörlüğünde gerçekleştirilen projenin yönetimini Murat Ural üstlenmiş; kitapta İlhan Berk, Levent Çalıkoğlu, Ferit Edgü, Turan Erol ve Murat Ural’ın metinleri yer almıştır. Araştırma süreci Levent Çalıkoğlu ve Halenur Katipoğlu tarafından yürütülmüş, kitabın tasarımı ise Esen Karol tarafından gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamında yapılan arşiv ve koleksiyon taramaları Yurt Gezileri’ne dair yeni bulguların ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır.

Aşağıda yer alan Murat Ural imzalı metin de söz konusu kitapta yayımlanmış olup, Yurt Gezileri kapsamında üretilen ve uzun süre kayıp kabul edilen eserlerin izini sürmeye yönelik araştırma sürecini ve kullanılan yöntemleri ayrıntılı biçimde aktarmaktadır.

Yayın hakkında detaylı bilgi almak için Millî Reasürans Sanat Galerisi ile e-mail adresi  (sanatgalerisi@millireasuranssanatgalerisi.com) üzerinden iletişime geçilebilir.


“675 Kayıp resim”… Bu sayı ilk bakışta abartılı gelebilir. Devletin, çok değil altmış yıl önce, dünya ikinci büyük savaşı yaşarken ülkenin önde gelen 48 ressamını zor ulaşım koşullarında altı yıl boyunca doğudan batıya, kuzeyden güneye bütün illeri dolaştırarak yaptırdığı 675 resmin kayıp olduğuna inanmak güç ama 675 resmin çok büyük bölümü gerçekten kayıp. Aslında bu sayı “CHP Resim Sergileri”nde yer alan resimlerle sınırlı. Yurt Gezileri sırasında veya sonrasında yapılan, Maarif Vekaleti tarafından satın alınan, Devlet Resim ve Heykel Sergilerine verilen ve sanatçıların kendilerinde kalan resimler de dikkate alınırsa bu rakamın 800’e yakın olduğu söylenebilir.

“Kayıp resim” nitelemesi, bu kitap kapsamında “geçmişte var olduğu bilinen ve belgelenen, bugün de hâlâ var olduğu sanılan ancak nerede olduğu bilinmeyen” resimleri kapsıyor. Aslında bir yıllık araştırma sonunda ulaşılan sonuç açısından durum değerlendirilirse, başlığın “700 Yok Olan (ya da Yok Edilen) Resim” olması gerekirdi. Çünkü bu resimlerin önemli bir kısmının yok olduğu (ya da edildiği) konusunda önemli tanıklıklar var.[1] Yurt Gezisi resimlerinin çoğundan geriye, bu kitapta yayımlanan soluk siyah-beyaz fotoğraflardan başka bir şey kalmadığı söylenebilir. Ancak Yurt Gezisi resimlerinin ne kadarının var olduğu kesin olarak belirlenemediği için bu niteleme kullanılmadı.

Kaynaklar

Bir yıl önce, Yurt Gezilerinin belgelenmesi ve 1944’de yapılan toplu sergide yer alan 675 resmin bulunması için çalışma başlarken esas alınabilecek tek özgün kaynak 1944 sergi kataloguydu. Arşiv ve kütüphanelerdeki belgeler derlenmemiş ve değerlendirilmemişti. Çeşitli kitaplarda yer alan kısa, çok genel ve bir-ikisi dışında yinelenen bilgiler yanında dikkate değer tek çalışma, Kıymet Giray’ın “Yurdu Gezen Türk Ressamları” başlıklı makalesiydi. Bu makalede resimlerin o dönemde yayımlanan bazı dergilerde basılmış fotoğraflarına da yer verilmişti.[2] Basılmamış kaynaklara ulaşmak için Yüksek Öğretim Kurumu’na yapılan başvuru sonunda, Yurt Gezileri konusunda master ve doktora çalışması yapılmadığı öğrenildi.

Bu koşullarda kayıp resimler nasıl belirlenecek, nasıl bulunacaktı? Hareket noktası, zorunlu olarak 1944 yılında yapılan Yurt Gezisi resimleri toplu sergisinin katalogu oldu. Bu katalogun yanı sıra, İkinci yurt Gezisi sergisini de kapsayan I. Devlet Resim ve Heykel sergisi Katalogu (1939), Üçüncü Yurt Gezisi sergisi kapsayan II. Devlet Resim ve Heykel Sergisi Katalogu (1940) ve 1942 yılında Halkevlerinin 10. kuruluş yıldönümü nedeniyle yapılan ve o zamana kadar gerçekleştirilen dört Yurt Gezisi resimlerinin toplu olarak yer aldığı sergi katalogu da vardı. Bu kataloglardaki bilgiler 1944 katalogu ile karşılaştırıldı. Böylece aranacak 675 resmin listesi oluşturuldu.

Bu kataloglar olmasa Yurt Gezisi resimleri tam bir sis perdesinin ardında kalacak, tek kaynak, o dönemde dergi ve gazetelerde yayımlanan haber ve değerlendirmelerle bazı resimlerin fotoğrafları olacaktı. Bu kataloglarda yıl yıl hangi sanatçının hangi ile gittiği, sergilenen resimlerin isimleri belirtiliyordu. Resimlere ilişkin belge ve bilgi, bu etkinliği düzenleyen ve yürüten, sergilenen resimlerin sahibi olan CHP ve Halkevlerinde olabilirdi. Bu kuruluşlara yapılan başvurular sonuçsuz kaldı. Ne bir resim ne de bir belge bulunabildi. 1951’de kapatılan Halkevlerinin bütün arşivine ve mal varlığına el konulmuştu. CHP de 1980 sonrasında aynı uygulamayla karşılaşmıştı.

Gezilere katılan sanatçılar önemli bir kaynak olabilirdi. Ancak sanatçılardan sadece Avni Arbaş’ın hayatta olduğu görüldü. Kendisiyle görüşüldü. Anıları dinlendi. Ancak belge sağlanamadı. Daha sonra, biraz rastlantı biraz da dedektiflik yapılarak Refia Edren’i (Çıray) bulundu. “Refia Erden” diye aranıyordu. Çünkü kataloglarda adı böyle yazılmıştı. Gezilere katıldıktan sonra evlenmiş ve soyadının değişmiş olabileceği düşünüldü. Eski biyografik kaynaklarda “Çıray” soyadıyla bulundu. Bir diplomatla evlenmiş ve bu nedenle zamanının önemli kısmını yurt dışında geçirmişti. Refia Edren’den anılarının yanı sıra, gezilerin organizasyonu konusunda bilgiler veren özgün belgeler sağlandı. Sabiha Bozcalı, Ali Karsan ve Nusret Karaca araştırmalar sürerken vefat ettiler.  Sanatçılara ulaşmak mümkün olamayınca yakınları belirlendi ve önemli bir kısmına ilişki kuruldu. Çoğu yardımcı oldu, belgelerin yanı sıra varsa ellerindeki resim ve desenlerin dialarını çekilmesine izin verdiler. Bütün iyi niyete, çabaya, elde edilen bilgi ve belgeye karşın bu kaynaklardan beklenen sonucun alınabildiği söylenemez. Çünkü yazılı kaynak, düzenli olarak saklanmış belge çok azdı. Bir kuşak sonra bugün elde edilebilen bilgilerin de yok olabileceği düşünülerek sanatçı yakınlarında bulunan bilgilerin ve belgelerin hemen tümüne ulaşmaya ve bu kitapta yer verilmeye çalışıldı.

En önemli kaynaklardan biri o dönemin yayın organlarında çıkmış yazılardı. Bu kaynaklarda yer alan önemli haber ve makaleler belirlendi. 117 resmin siyah-beyaz fotoğrafı bulundu ve belgelendi. Sonunda Yurt Gezilerine katılan ressamların adları, gittikleri il ve tarih, yaptıkları tablolardan sergilenenlerin isimleri ve fotoğraflardan yaklaşık altıda birinin görünüşü saptandı. Bu bilgilerle tablolar aranmaya başlandı.

Resimler Nasıl Arandı?

İşe, Kültür Bakanlığı’na bağlı müzelerde, şehir galerilerinde ve Mimar Sinan Üniversite’sine bağlı İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde araştırma yaparak başlandı. 1939 yılında İstanbul’da kurulan Resim ve Heykel Müzesi’ne devlet sergilerinde yer alan ve satın alınan eserlerin gönderildiği, resimlerin buradan daha sonra öteki müzelere dağıtıldığı biliniyordu. Kültür Bakanlığı ve Müze görevlileri araştırmalara yardımcı oldular. Ankara ve İzmir müzelerinin yanı sıra Bolu, Konya, Antalya, Erzurum, Urfa şehir galerilerinde yapılan araştırmada, Yurt Gezisi resimlerinin özel olarak belgelenmediği görüldü. Ancak müze uzmanlarının yardımıyla Kültür Bakanlığı’na bağlı müzelerde sadece 15 resim belirlenebildi. Bunların çoğu sergilenmeyen, kaynaklarda Maarif Vekaleti tarafından satın alındığı belirtilen resimlerdi. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde ise 10 resim vardı. Bu arada sürpriz olarak, önemli bir resim koleksiyonuna sahip olan Isparta’nın Yalvaç ilçesinde Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü müzesinde iki Yurt Gezisi resmi bulundu. Bir başka başvuru adresi Ankara’daki Harita Genel Komutanlığı Müzesi oldu. Eşref Üren’in bir yazısında “Halk Partisi’nin tertiplediği gezi tablolarında Harita Genel Komutanlığı’nda korunanlar müstesna” dediği biliniyordu.[3] Harita Genel Komutanlığı yardımcı oldu ve Müze’de yapılan inceleme sonucu 22 adet Yurt Gezisi resmi belirlendi.

İlk Devlet Resim ve Heykel sergilerinde Maarif Vekaleti’nin dereceye giren ve seçilen bazı eserleri satın aldığı, kimini de almaları için kamu bankalarına tavsiye ettiği biliniyordu. Dolayısıyla Yurt Gezileri resimlerinin bir kısmı kamu bankalarında olabilirdi. Araştırmalar sonunda sadece Merkez, Ziraat ve İş bankalarında toplam 8 resim bulunabildi. Bakanlıklarda sonuç almak ise zaman istiyordu. Çünkü ellerindeki sanat varlıkları belgelenmemişti. Sadece basında yayımlanan Yurt Gezisi araştırması haberleri üzerine Maliye Bakanlığı Mali İşler Daire Başkanlığı arayarak koleksiyonunda Yurt Gezisi resimleri olduğunu bildirdi. Yapılan incelemede Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun “Çorum-Mecitözü”nde yaptığı bir resim belirlendi. Saim Özeren’in Hakkari’de yapmış olabileceği “Vadiden Görüntü” isimli resim ise kesin belgelenemediğinden kitaba alınmadı. Turgut Zaim bir yazısında Yurt Gezisinde yaptığı bir resmin Dış İşleri Bakanlığı’nın Bonn Konsolosluğu’nda olduğunu söylüyordu. Ancak konsolosluk bu bilgiyi doğrulamadı. Dış İşleri Bakanlığı’na yapılan başvurular ise yanıtsız kaldı.

Kaynaklarda, Halkevleri kapatılmadan önce resimlerin sahipsiz kaldığı ve dağıldığı belirtiliyordu. Müzayede kataloglarında yapılan incelemeler resimlerin bir bölümünün zaman içinde özel koleksiyonlara geçtiğini gösterdi. Belli başlı koleksiyonlar ve son yirmi yılın müzayedeleri tarandı. Koleksiyoncular ve galericiler araştırmalara çok yardımcı oldular. Ancak burada da çoğu tablo ile ilgili düzgün bir belgeleme yapılmamış olduğu görüldü. Bu nedenle Yurt Gezileriyle ilgili resimlerin belirlenmesinde sorunlarla karşılaşıldı. Bazı resimler belgelenemediği için kitaba alınmadı. Sonuçta özel koleksiyonlarda 29 resim belirlendi. Bir yıllık çalışma sonunda yalnızca 87 resim bulunabildi. 588 resmin nerede olduğu belli değil.

Resimler Nasıl Belgelendi?

Müze ve koleksiyonlarda Yurt Gezisi resimleri belgelenirken sanatçı adına göre tabloların isim ve yapılış tarihlerine bakıldı. Bu isimler kataloglarda yer alan resim isimleriyle karşılaştırıldı.

Resimlerden bazıları, “Edirne-Saat Kulesi”, “Çarşı-Eski Hamam”, “Manavgat-Şelale”, “Antalya Limanı”, “Gaziantep Kalesi” vb. gibi bugün de kolaylıkla belirlenebilecek yer isimleri veya “Dokuz Serviler”, “Kırmızı Ev”, “Pamuk Tarlası”, “Tütün Tarlası” gibi konusuyla ip uçları veren isimler taşıyordu. Birçok resmin yer görünümleriyle belirlenebildi. Ancak resimlerin önemli bir bölümü belirlenmesi zor olan “Kale Bayırı”, “Kuyualtı”, “Kenar Mahalle” gibi ya da “Bayan Neriman”, “Bayan S.”, “Erzurumlu Bayan”, “Portre”, “Kompozisyon”, “Manzara” gibi hiçbir ipucu vermeyen belirsiz isimler taşıyorlardı.

Öte yandan yalnızca özel koleksiyonlarda değil müzelerde de resimlerin isimlerinin zaman içinde değiştirildiği görüldü. Dolayısıyla kataloglarda yer almayan farklı isimli bir resim de Yurt Gezilerinde yapılmış olabilirdi. Böyle resimler de bulundu. Bu gibi durumlarda isim ve kompozisyon arasındaki uygunluk, tarih ve sanatçının biçemi araştırıldı.

Çalışmalar ilerleyince isimler konusunda sanatçılardan kaynaklanan bir başka sorunla daha karşılaşıldı. 1939 ve 1940 yıllarında Yurt Gezilerine katılan ressamlar, Temmuz ve Ağustos aylarında yaptıkları resimleri aynı yıl 31 Ekim’de açılan Devlet Resim ve Heykel Sergilerine yetiştirmek zorunda kalmışlardı. Ancak daha sonra Yurt Gezisi resimleri bir sonraki yılın Mart ayı içinde Halkevlerinin kuruluş yıldönümünde sergilenmeye başlamıştı. Dolayısıyla sanatçılar geziden döndükten sonra beş-altı ay çalışmak olanağını buluyorlardı. Sanatçıdan bu süre içinde büyük bir “kompozisyon” yapması da isteniyordu. Araştırmalar sırasında sanatçıların gittikleri yerlerde daha çok poşat veya desen yaptıklarını, döndükten sonra da bunları tekrar işledikleri ya da bunlardan yararlanarak yeni resimler çalıştıkları görüldü. Sonuçta, bu kitapta örnekleri görülen, benzer görünümlü, çoğu aynı adı taşıyan iki, hatta üç dört resim bulunabiliyordu. Bu kapsamda belirlenen resimlerin ve desenlerin hepsi Yurt Gezileri kapsamında değerlendirildi.

Eşref Üren, Buğday Yıkayan Kadınlar, Ağrı, 1944

Araştırmalar sırasında bazı sanatçıların isim ve izlek olarak Yurt Gezilerinde gittikleri ili tanımlayan ancak 1944 katalogunda bulunmayan, tarihsiz ya da daha sonraki yılların tarihlerini taşıyan resimlerine rastlandı. 1939-1950 arasındaki grup ve Devlet Resim ve Heykel sergileri araştırıldı. Sanatçıların daha sonraki yıllarda da gittikleri illere ilişkin resimler yaptıkları görüldü. Bunlar büyük bir olasılıkla gezi sırasında yapılmış eskizlere dayanıyordu. Yurt Gezisi sergi kataloglarında yer almayan bu resimler de Yurt Gezisi kapsamında değerlendirilerek kitaba alındı. Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun Çorum’da yaptığı “Han Kahvesinde Saz” örneğinde olduğu gibi daha sonraki yıllarda aynı ismi taşıyan resimler yapanlar da vardı. Bu gibi durumlarda eğer eski fotoğrafı yoksa hangisinin ilk resim olduğunu belirlemek güç oldu.

Resmin belgelenmesini sağlayacak ikinci önemli veri, tablonun yapım yılı ve tablo üzerindeki bilgilerdi. Ancak tabloların çoğunda tarih yoktu ve tuval üzerinde de bilgiler bulunmuyordu. Kimi resimler kaynaklarda yanlış tarihlendirilmişti. Bunlarla ilgili bilgiler “Ressamlar-Resimler-Belgeler” bölümünde resimlerin altında belirtildi. Kiminin üzerinden Yurt Gezisinden önceki veya sonraki tarihler yer alıyordu. Bu durumda sanatçının o tarihlerde o yöreye gidip gitmediği araştırıldı. Ancak biyografik bilgilerin yetersizliği nedeniyle bu konuda açık sonuçlara ulaşmak çoğunlukla olanaksızdı. İsim ve yer tutuyorsa, tarih farklılıklarının açıklanamadığı durumlarda bu resimler de koşullu olarak Yurt Gezisi kapsamında değerlendirildi.

Resimlerin o tarihlerde yayınlanmış siyah-beyaz fotoğrafının bulunması kesin belgeleme açısından çok yararlı olmakla birlikte fotoğrafları bulunan resimlerinin çoğunun asılları bulunamadı.

Yurt Gezisi sırasında yolları üzerinde başka illerde kalan ve bu arada resim yapan ressamlar da vardı. Avni Arbaş 1942’de Siirt’e giderken Elazığ’da bir hafta beklemişti. Avni Arbaş’ın Siirt resimleri bulunamadı ama bir Elazığ resmi bulundu. Şeref Akdik, 1943’te Erzincan’a gitmiş, aynı yıl Erzurum ve Gümüşhane’de de resimler yapmıştı. O tarihlerde tren Erzurum’a kadar gidebiliyordu. Ancak Şeref Akdik gibi İstanbul’da oturan bir sanatçının aynı yıl içinde üstelik yaz mevsimi boyunca iki Doğu Anadolu gezisi yapmış olabileceğini açıklamak çok zordu. Akdik’in iki-üç ay sürmesi planlanan Yurt Gezileri sırasında Erzincan’dan sonra Erzurum ve Gümüşhane’ye gittiği ve buralarda resim yaptığı düşünülebilirdi. Bu nedenle sanatçının aynı gezi sırasında farklı illerde yaptıkları resimler de Yurt Gezileri kapsamına alındı.

Araştırmalar sırasında isim, yer, tarih olarak tam belirlenemeyen resimler kitaba alınmadı. Kitapta yer alan resimlerle ilgili bilgilere ve belgeleme yöntemine resim altlarında olabildiğince geniş yer verildi.

Dönemin gazete ve dergileri taranırken o dönemi ve o koşullarda Yurt Gezilerinin anlamını değerlendiren önemli kaynaklara ulaşıldı. Çoğu derlenmemiş olan bu kaynaklara, Türkiye’de kaynaklara ulaşmanın güçlüğü dikkate alınarak kitapta elden geldiğince geniş yer ayrıldı.

Yurt Gezilerinin Kapsamı

Yurt Gezilerinin hangi yıllar arasında yapıldığı, 1943 sergisinden sonra sürüp sürmediği konusunda değişik açıklamalar vardır. Gezilere katılan sanatçılardan Malik Aksel gezilerin bitiş tarihi olarak 1944, Bedri Rahmi Eyüboğlu ise 1947 yılını[4] gösteriyordu. Ancak bu örneklerde başka bir açıklama yapılmadığı için tarihlerin yanlış hatırlanması söz konusu olabilirdi. Nitekim Malik Aksel, aynı yazısında gezilerin başlangıç tarihini 1937 yılı olarak gösteriyordu. Ancak başka sanatçılar da 1943 yılından sonra Yurt Gezilerine katıldıklarını belirtiyorlar.

Eşref Üren, bir yazısında 1944 yılında Kayseri’ye gittiğini söylüyordu. Ancak “Halkevindeki resim kursları için asıla asıla yer verdiler. Hem kursları sürdürüyor hem de peyzaja çıkıyordum… Kayseri’de epey istidat keşfetmiştik. Ne oldular şimdi bilmiyorum?”[5] şeklindeki açıklamaları Kayseri’deki öncelikli görevinin Halkevlerinde resim kursları düzenlemek, bunun yanı sıra resim yapmak olduğunu düşündürüyor. Eşref Üren’İn Kayseri’de yaptığı “Kayseri’de Yağmurlu Hava”, “Talas’a doğru”, “Kayseri’de Aile Bahçesi”, “Kayseri’de Ekin Yığını” gibi resimler 1944 yılındaki VI. Devlet Resim Heykel Sergisi’nde yer aldı.[6] Bunlar sanatçıda kalan ya da sonradan yaptığı Kayseri resimleri olmalıdır.

1940 yılında yapılan Birinci Halkevleri Amatör Resim ve Fotoğraf sergisinde birinci olan Turgut Atalay derece aldığı için 1942 yılında Edirne’ye gönderildiğini belirtiyor.[7] O sırada Akademi’de öğrenci olan Turgut Atalay  1942 yılında Yurt Gezisi kapsamında görevlendirilen ressamların arasında bulunmuyor. Edirne çalışmalarına ise 1945 yılında düzenlenen VII. Devlet Resim ve Heykel sergisinde rastlanıyor. Buna göre Turgut Atalay’ın CHP tarafından düzenlenen Yurt Gezileri kapsamında değil Halkevleri tarafından düzenlenen bir alt program içinde Edirne’ye gönderildiği söylenebilir. Turgut Atalay bu etkinliklerin 1942 yılında başladığını belirtiyor. CHP’nin Yurt Gezilerinin başlangıç tarihi ise 1938’dir. 1944 yılı Devlet Resim ve Heykel Sergi katalogunda Nurettin Ergüven’in Elazığ, Cemal Tollu’nun Bursa resimlerine rastlanıyor. 1945’te ise Cemal Tollu’nun Manisa, Edip Köseoğlu’nun Samsun, Refik Epikman’ın İzmir, Hulusi Mercan’ın Bursa’dan yaptıkları resimler bulunuyor. Bu ressamların bu gezilere kendi olanakları ve istekleriyle mi katıldıkları, görevli mi gönderildikleri konusunda bir bilgi sağlanamadı.

Ferruh Başağa’da 1945 yılında Başbakanlık Basın Yayın Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışırken, Ankara’dan CHP Genel Sekreteri Ahmet Barutçu tarafından aranarak Yurt Gezilerine katılacağının bildirildiğini, Cağaloğlu Halkevi’nden yapılan yazılı bildirimle Konya’ya gittiğini, 1000 lira harcırah verildiğini, Konya’da Orhan Arel ve Hayri Çizgen’le birlikte 14 gün yöredeki köylerde, Karaman, Meram gibi yerlerde Mevlana Müzesi’nde çalışmalar yaparak eskiz ve yağlıboya 15 kadar resimle İstanbul’a döndüğünü, 7-8 resmi Ankara Halk Evi’ne gönderdiğini belirtiyor. Hulusi Mercan’ın da bir doğu vilayetine gönderildiğini, ancak burada “tezek”li bir resim yaptığı için soruşturma açıldığını ve bu olay nedeniyle sergi yapılmadığını ileri sürüyor.[8] Ferruh Başağa’nın 1945 yılında yapılan VII. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nin Katalogunda “Meram Deresi”, 1946 yılı katalogunda ise “Dereköy Köprüsü-Konya” resimleri bulunuyor. Aynı kataloglarda Orhan Arel ve Hayri Çizgenin Konya’da, Hulusi Mercan’ın ise Doğu’da yaptığı resimlere rastlanmadı. Hulusi Mercan, Yurt Gezileri kapsamında 1943 yılında Tunceli’ye gitmişti. Ferruh Başağa’nın söz ettiği soruşturma olayı ile ilgili bilgi elde edilemedi. Hulusi Mercan’ın resimleri 1944 Yurt Gezisi toplu sergisinde ve katalogunda yer almıştı. Çok açık ve kesin olmasa da bu bilgilere göre 1943 yılından sonra da bazı sanatçıların Anadolu’ya gönderildikleri kabul edilebilir. Ancak bu gezilerin Yurt Gezileri gibi belli bir program çerçevesinde değil farklı amaçlar için yapıldığı söylenebilir.

Bu kitapta ele alınan Yurt Gezilerinin kapsamı, 1938-1943 yılları arasında 63 ilde düzenli, sürekli ve programlı olarak gerçekleştirilen, 1944 yılında toplu olarak sergilenen 675 resimle sınırlandırılmıştır. Bunun bütünsel bir program olduğu yapılan resmi açıklamalardan, o dönemde çıkan haberlerden de anlaşılıyor.

Bu metin 4 Kasım – 6 Aralık 1998 tarihleri arasında Millî Reasürans Sanat Galerisi’nde yer alan “Cumhuriyet’in Romansı: Yurt Gezileri (1938–1943)” sergisinin kitabında yer almıştır.


[1] Şeref Akdik, İstanbul’un Ortası, Kültür Bakanlığı Yayınları, 225, Ankara 1977 içinde “Kaybolan Sanat Eserleri”, s. 425 ve Bedri Rahmi Eyüboğlu, “Gün Işığına Hasret Tablolar”, Cumhuriyet, 31 Ağustos 1953, s. 2

[2] Kıymet Giray, “Yurdu Gezen Türk Ressamları, I-II”, Türkiye’de Sanat, Mart-Nisan 1995 ve Mayıs-Haziran 1995, S. 18 ve 19, s. 34-38

[3] Murat Ural, Eşref Üren:Fırçam Hala Kurumadı”, Millî Reasürans Sanat Galerisi Yayınları, İstanbul, 1997, s. 36-37

[4] Şeref Akdik, agy. ve Bedri Rahmi Eyüboğlu agy.

[5] Murat Ural, age., s.37

[6] Altıncı Devlet Resim ve Heykel Sergisi, Maarif Vekilliği, Ankara, 1944, s. 7

[7] Arslan Mengüç, Turgut Atalay, Bilim ve Sanat Galerisi Yayını, İstanbul, 1975, s. 30

[8] 24 Ağustos 1998 günü sanatçıyla yapılan görüşmeden ve sanatçının 26 Ağustos 1998 tarihli yazılı notlarından.

İlginizi Çekebilir

Millî Reasürans Sanat Galerisi Arşivi

Millî Reasürans Sanat Galerisi arşivi dizimizin yeni konuğu İrfan Önürmen. Sergi kitabında yer alan Levent Çalıkoğlu'nun metni Argonotlar Kütüphanesinde.

Millî Reasürans Sanat Galerisi Arşivi

Millî Reasürans Sanat Galerisi arşivi dizimizin yeni konuğu Orhan Peker! Galerinin açılış sergisiyle eşzamanlı yayımlanan “Ressam Orhan Peker” kitabında yer alan İlhan Berk'in metni...

Millî Reasürans Sanat Galerisi Arşivi

Millî Reasürans Sanat Galerisi arşivi dizimizin yeni konuğu Arif Aşçı! Károly Aliotti'nin kaleme aldığı sergi metni Argonotlar Kütüphanesinde.

Kütüphane

Millî Reasürans Sanat Galerisi arşivi dizimizin yeni konuğu Nevhiz! Mehmet Ergüven'in kaleme aldığı sergi metni Argonotlar Kütüphanesinde.