Gördüğümüz şey sadece önümüzde duran bir nesne midir? Hayır. Gördüğümüz şeyin içinde bize bakan bir şey vardır. Görme eylemi ikiye yarılır. Bu yarılma kaçınılmazdır. Gördüğümüz şeyi bize bakan şeyden koparıp ayırır.
Georges Didi-Huberman bu kitapta görmenin paradoksunu ele alır. İnanç ve totoloji ikilemini aşar. Minimalist heykelin basit hacimlerini inceler. Donald Judd, Robert Morris ve Tony Smith’in eserlerine bakar. Bu eserler sadece geometrik birer nesne değildir. Siyah bir küp bize bakar. Boşluğu, kaybı ve ölümü gösterir.
Görme eylemi insan bedenlerinin hacmine çarpar. Görmek, kaybetmek demektir. Sanat imgeleri çifte bir mesafe yaratır. Bu mesafe aura niteliğindedir. Walter Benjamin’in diyalektik imgesi burada yeniden okunur.
Mezarın hacminden minimalizmin küplerine, Freud’un makarasından Benjamin’in aurasına ve Kafka’nın kapısına uzanan bu kitap görselin diyalektiğidir. Apaçıklıkların oyununu bozar. Antropomorfizm, geometri ve tekinsizlik üzerine bir araştırmadır. Görünürün kaçınılmaz kipi üzerine yazılmış çarpıcı bir metindir. Kısacası, çağdaş sanat kuramının kurucu metinlerinden biridir.
Orijinal adı: Ce que nous voyons, ce qui nous regarde
Orijinal dil: Fransızca
Çevirmen: Adem Beyaz
İlk basım tarihi: 01.08.2026
Tür: Deneme
Baskı sayısı: 1
Sayfa sayısı: 288
Boyut: 13,5 x 21 cm
Kağıt bilgisi: Kitap Kağıdı
Cilt bilgisi: Ciltsiz
Kapak bilgisi: Karton Kapak
Yayınevi: Ketebe

























