Connect with us

Ne arıyorsun?

Argonotlar

Söyleşi

Gözde Mutluer’le Web 3.0 üzerine

Yeni nesil sanat projesi Disyon’un yaratıcısı Gözde Mutluer “Sanatçılar İçin Web 3.0” atölyesiyle Beats by Girlz Türkiye Festivali’nde.

Disyon, özgün sanat eserlerini görünür kılmaya çalışan bağımsız çevrimiçi bir galeri. Kendine has seçkiler yaparak yüksek kalitede, sertifikalı edisyonlar ve posterler basan Disyon isminin başından -E harfi eksilterek çoğalan, üreten, nüshalar oluşturan, basan, sergileyen, yayan ve ulaştıran bir çatı. İlk edisyonunu 2021 yılında DasDas’ta bir grup sergisiyle gerçekleştiren Disyon bir taraftan da genç sanatçıların yaratıcı kimliklerini inşa etme becerilerini desteklemeyi amaçlıyor. Bağımsız üretimlerine fotoğraf, video, kolaj gibi çeşitli medyumlarla devam eden genç sanatçıların işlerini sanat severler ve koleksiyonerlerle buluşturuyor.

Ulaşılabilir sanat anlayışını benimseyen Disyon bu yıl Beats By Girlz Türkiye Festivali’nde “Web 3.0 ve yaratıcılık üzerine” başlığıyla gerçekleşecek etkinlikte de günümüz teknolojilerinin yaratıcılık üzerindeki etkisine dair bir söyleşi gerçekleştirecek. 4-5-6 Kasım tarihlerinde ilk kez gerçekleşecek olan Beats By Girlz Türkiye vesileyle Disyon’un kurucusu Gözde Mutluer’le Disyon’u ve yeni web teknolojilerinin güncel sanattaki etkileşimlerini konuştuk. Festival kapsamında ücretsiz olarak gerçekleşecek atölye Cumartesi günü Yapı Kredi bomontiada’da gerçekleşecek. Festivalin detaylarına ve tüm programa buradan ulaşabilirsiniz.

Gözde Mutluer

Disyon’u isminin başından -E harfi eksilterek çoğalan, üreten, nüshalar oluşturan, basan, sergileyen, yayan ve ulaştıran bir çatı olarak tanımlıyorsunuz ve kendi zamanı içinde biçimlenen canlı bir alan sunduğunu, dirsek temasları çoğaldıkça, çoğalmayı amaçladığını söylemişsiniz. Beats by Girlz Türkiye Festivali ile olan dirsek temasının sana hissettirdikleri nedir?

Disyon’u kurarken özgürce üretimlerde, paylaşımlarda bulunabileceğimiz ve bir arada olmanın avantajlarını kullanabileceğimiz; günümüzü yakalayabileceğimiz ve ülke dinamiklerine bağlı kalmayan bir çevrimiçi alan ihtiyacı içerisindeydik. Bir yapı kurmak ve onu ayakta tutabilmek oldukça zor. Bu noktada CultureCIVIC kurmak istediğimiz komüniteyi anlamlandırabilmemiz için bize can suyu oldu. Ve yine CultureCIVIC’in Beats By Girlz Türkiye ile bizi bir araya getirmesi; hem yalnız olmadığımız hissini pekiştirdi hem de ileride yapacağımız birçok iş birliği için bir kapı araladı. Beats By Girlz Türkiye ekibi gibi çalışkan, tutkulu bir ekiple tanıştığımız ve çalıştığımız için çok mutluyuz.

Gördüğüme göre Disyon, NFT ve blockchain teknolojileriyle kendi sosyal etki alanından çıkmakta oldukça zorlanan sanatçılara bütün dünyayla iletişim kurabilir hale getiriyor. Bu teknolojilerin getirdiği özgürlük alanına ve görünürlüğe dair neler söylemek istersin?

Sadece NFT’den bahsetmek haksızlık olur. Blockchain bana göre bir rönesansın başlangıcı oldu. Bunun en büyük sebebi rönesansın yeni yapılarıyla gelmesi ve köklü bir değişiklik için ortam hazırlaması. Bu gelişmeleri takip etmek ve yaymak Türkiye’deki sanat ve sanatçıların geleceği için yapılacak en mühim şeylerden birisi. Bunlara tanıklık etmek bunun şimdiden bir parçası olmak ilerleyen zamanlarda asla pişman olmayacağımız bir şey.

Müzik ve teknoloji iç içe geçtikçe sanatçılara daha bağımsız bir üretim alanı açıyor. Sence görsel sanatlar ve teknoloji arasındaki ilişki nasıl?

Görsel sanatlar, müzik edebiyat vs. diye ayırmayacağım. Teknoloji artık her üretimi akıllı kontratlarla kalıcı ve değiştirilemez kılıyor. Telif sistemini köklü bir şekilde değiştiriyor. Sanatçıları üretimlerinin ve sunumlarının her aşamasında hak ve söz sahibi yapan bir sistem. Bu sistemde yer alabilmek için bu sisteme hakim olmak ve gelişmeleri takip etmek gerekiyor.

Festival bünyesinde Web 3.0 ve yaratıcılık üzerinegerçekleşecek atölyede de günümüz teknolojilerinin yaratıcılık üzerindeki etkisi üzerine katılımcılarla bir söyleşi gerçekleştireceksiniz. Web 3.0’ü sen nasıl tanımlıyorsun, sence bu söyleşiye kimler katılımcı olarak gelmeli?

Web3’te olup daha önce olmayan en önemli şey kendi dijital haklarımızın demokratikleşmesi. Artık aracılara ihtiyaç duymayacak oluşumuz. Dijital üretimlerde bulunan, yaratıcı, meraklı herkesi bu söyleşiye bekliyorum.

Ülkemizde sanatçılar özellikle teknolojik bilgilere ulaşımın kısıtlı olması, dil ve cinsiyet bariyerleri yüzünden bu düzende yerini bulmakta güçlük çekmeye devam ediyorlar. Festival bunu da konuşmaya alan açıyor. Festivallerin günümüzü yakalama hızındaki başarısı ve özgürleştirdiği alana dair neler söylemek istersin?

Festivaller söyleşiler konferanslar bunların hepsi ortak ilgi alanlarındaki kişilere yeni ufuklar açma, dünyadan haber alma ve cesaret verme konusunda oldukça önemli oluşumlar. Birlikten her zaman gelişim doğar.

Abonelik alındı!

Bülten aboneliğinizi onaylamak için lütfen e-postanızı kontrol edin.

İlginizi Çekebilir

Söyleşi

Yaratıcı sektörün farklı alanlarından isimlerle toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine gerçekleşen podcast serisinin arka planını ve arşivsel niteliğini Duygu Demirdağ ve konuklara sorduk.

Eleştiri

Küratörü Sevim Sancaktar’ın uzundur üzerinde düşündüğü bir konseptin sonucu olan Maharetli Şeyler, 3 Aralık’a kadar görülebilecek. Millî Reasürans işbirliğiyle serginin kapsamlı bir okuması Argonotlar'da.

Eleştiri

“Hareket içinde temsille sürekli bir çekişme var” İnci Eviner’e göre. "Bu kadınlar sonsuz bir zaman içinde mücadelelerini sürdürürlerken onlara yüklenmiş kimliklerle de mücadele ediyorlar."

17. İstanbul Bienali

17. İstanbul Bienali kapsamında katılımcılarla gerçekleştirdiğimiz söyleşi serimiz devam ediyor. Yenikapı, Langa bölgesindeki biyoçeşitliliği merkezine alan çalışmasıyla Orkan Telhan'ı dinliyoruz.