Connect with us

Ne arıyorsun?

Argonotlar

Gündem

İstanbul yeni sezonu karşılarken

Yeni sezona başlarken İstanbul’da açılan sergileri derledik. Öne çıkanlar, solo ve grup sergileri, devam edenler aylık sergi rehberimizde.

Berat Işık: Berat Işık, Lâl, 2021, Mermer tozu, polyester, 62,5 x 36,4 x 40,7 cm, Ed. 1/2 + 1 AP (detay) Bu eserin üretimi Sürdürülebilirlik Fonu kapsamında SAHA tarafından desteklenmiştir.

Öne çıkanlar

Dün, Bugün, İstanbul
3 Eylül-28 Kasım 2021, Sakıp Sabancı Müzesi  / Grup Sergisi

Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki Dün, Bugün, İstanbul sergisi, 22 genç sanatçının gözünden İstanbul’a dair bir durum tespitinde bulunuyor. Sabancı Üniversitesi öğretim görevlisi ve sanatçı Murat Germen’in çağrısıyla buluşan, yolu Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı programından geçmiş 22 sanatçının bir araya geldiği sergide mekâna özel hazırlanan eserler, çevre, hayvan popülasyonu, kentsel dönüşüm, toplumsal yaşam, tarihi mekânlar, su kaynakları, ulaşım ve ütopya / distopya kavramlarının da aralarında bulunduğu temalar ışığında, kent dinamiklerine dair yorumlar içeriyor.

Sergide Ahu Akgün, Aslı Narin, Begüm Yamanlar, Beril Ece Güler, Burak Dikilitaş, Canan Erbil, Cemre Yeşil Gönenli, Deniz Ezgi Sürek, Didem Erbaş, Ege Kanar, Eren Sulamacı, Eser Epözdemir, Korhan Karaoysal, Mekânda Adalet Derneği, Neslihan Koyuncu Bali, Nora Bryne, Onur Özen, Örsan Karakuş, Serkan Taycan, Sıla Ünlü İntepe, Sinan Tuncay ve Zeynep Kaynar’ın eserleri yer alıyor.

Bir Zamanlar Kavranamayan
4 Eylül-10 Ekim, Protocinema / Grup sergisi
Amie Siegel, Taş Ocağı (The Quarry), 2015, HD video, renkli/sesli (video görüntüsü) © Amie Siegel.
Sanatçı ve Thomas Dane Gallery’nin izniyle, Protocinema Bir Zamanlar Kavranamayan sergisi kapsamında

Dünyanın farklı yerlerinde, mekâna özgü sergiler düzenleyen İstanbul ve New York merkezli sanat kuruluşu Protocinema 10. yılını Beykoz Kundura’daki Bir Zamanlar Kavranamayan adlı grup sergisiyle kutluyor. Türkiye ve Amerika’dan dokuz sanatçının işlerini bir araya getiren sergi, algı ve kavrayış ikilisinin zaman ve mekânla ilişkilerini çapraz sorgulama çabasıyla izleyiciyi bu kavramların işleyiş biçimlerine yeniden bakmaya davet ediyor. Sergide Abbas Akhavan, Gülşah Mursaloğlu, Hera Büyüktaşcıyan, Ceal Floyer, Banu Cennetoğlu, Zeyno Pekünlü, Amie Siegel, Mario Garcia Torres, Paul Pfeiffer’in işleri yer alıyor.

BURASI
21 Eylül 2021-27 Şubat 2022, Yapı Kredi Kültür Sanat / Koleksiyon sergisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık işbirliğiyle hazırlanan BURASI sergisi, adını Füsun Onur’un 1993 tarihli aynı adlı yapıtından alıyor. İBB müze koleksiyonu ile Atatürk Kitaplığı koleksiyonlarından İstanbul bağlamında kent, çevre ve doğa ile ilgili resimler, hat çalışmaları, haritalar, fotoğraflar, albümler, gazeteler, dergiler dahil çeşitli yayınlar ile kentin farklı tarihsel dönemlerinden günlük yaşama dair parçalardan oluşan bir seçkinin sunulacağı sergide, çağdaş sanatçıların kent bağlamında ekoloji ve çevre adaleti temalarını çeşitli perspektiflerden yorumlayarak ürettikleri yapıtlar da yer alacak.

Normalin hatırlanacak nesi var?
11 Eylül, Bant Mag. havuz / BİNA

Farklı disiplinlerden 21 sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi, adını sergi hazırlık sürecinde ekibi motive eden bir sorudan alıyor: Normalin hatırlanacak nesi var?  “En son hatırladığımız normal neydi?” diyerek kişisel deneyimlerde gizlenen normalin peşine düşen aynı zamanda tarihe karışan normalleri de hatırlayan sergi, kolektif toplumsal dinamiklere de eğiliyor.

Solo sergiler

Osman Dinç / Teorem II
3-30 Eylül, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi
Osman Dinç, Gökkuşağı (Yer Demir Gök Bakır)

Yaşamını ve çalışmalarını Fransa’da sürdüren heykeltıraş Osman Dinç’in Teorem II adlı sergisi, 2014 yılında Pi Artworks İstanbul’da düzenlenen Teorem sergisinin devamı niteliğinde. Teorem II sergisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşuyor.

Minimalizm ve Arte Povera’dan esinlenerek ürettiği heykellerinde malzeme olarak çoğunlukla çelik ve cam kullanan sanatçı, bu sert malzemelerden yumuşak, kıvrımlı, ritmik formlar yaratıyor. Malzemeye müdahaleyi en aza indirgeyerek hammaddenin doğal ağırlık ve yoğunluk hissini gizlemekten kaçınan Dinç, malzemenin kendi tarihi içinde arkeolojik bir kazı yaparak kolektif hafızamıza iz bırakıyor.

Ahmet Öğüt / It can and has been
1 Eylül-3 Ekim, Dirimart
Ahmet Öğüt, Kayıt Tarihi: Temmuz 1995 (No.1), 2021, kâğıt üzerine baskı, kolaj, 21 x 29,7 cm.

Hollanda’da yaşayan ve son olarak beş yıl önce Bomontiada Alt’ta Tam Gün Devam sergisiyle Türkiye’deki izleyiciyle buluşan Ahmet Öğüt’ün yeni sergisi It can and has been, sanatçının İstanbul’un yakın geçmişine dair ürettiği işlerle gerçekliğine inanması zor kişisel hikâyeleri bir araya getirerek izleyicinin kendi anılarını harekete geçirmeye girişiyor.

Gündelik hayatla sanatsal üretimi arasındaki geçişkenliğe çoğunlukla izleyiciyi de dahil eden Öğüt, serginin girişinde şehirlerarası bir otobüse davet ediyor ziyaretçileri. Otobüste başlayan yolculuk, daha sonra sergi mekânının arka girişinden akışın ters yönünde devam ediyor. Öğüt’ün videodan heykele, yerleştirmeden fotoğrafa farklı mecraları kullanarak ürettiği işler yakın geçmişe dair toplumsal olaylar, dünyanın farklı coğrafyalarından mikro hikâyeler, sanatın kendi meselelerine dair referanslar, kültür mekânlarının var olma koşulları, sinema salonları, mail art’ın ustaları, seyahat şirketleri, otel odaları arasında küçülen ve kalabalıklaşan dünyaya mizahi ve konuşkan bir yaklaşımın ürünü.

Neş’e Erdok / Son dönem eserleri
6-19 Eylül, Yapı Kredi bomontiada

Figüratif resim geleneğinin Türkiye’deki önemli temsilcilerinden Neş’e Erdok’un pandemi süresince ürettiği eserlerden oluşan kişisel sergisi Yapı Kredi bomontiada’da. Erdok’un son iki yıl içerisinde ürettiği yapıtlardan oluşan sergi, sanatçının tanıklığını merkeze alan bir günlük olarak karşımıza çıkıyor. Katıksız bir gözlemle yorumladığı gündelik hayattan portreler ile iç dünyasını yansıtan otoportrelerin yanı sıra son dönemde yaşanan Filistin, Moria Kampı yangını, sınırların açılması, koronavirüs, İzmir depremi gibi önemli toplumsal meseleler de Erdok’un konuları arasında yerini alıyor.

Gurur Birsin / Zamanın Enkazı
10 Eylül-23 Ekim, Mixer ana galeri mekânı

Bora Âşık / Çarpık Bilgiler İmparatorluğu
10 Eylül-23 Ekim, Mixer proje odası

Üretimlerini geçtiğimiz aylarda Zülfaris Sinagogu’nda gerçekleşen Olimpos Sergileri II: Peyzaj sergisinde izleyiciyle paylaşan Gurur Birsin’in Mixer’de hayata geçecek ilk kişisel sergisinde pentür çalışmalarının yanında desenleri ve bir gravür çalışması da yer alıyor. Zamansız, tekinsiz atmosferler kuran Birsin, resimlerinde bir felaket sonrası ortamını andıran terk edilmiş, metruk mekânlara, yer yer de bu harabe görüntülerde nesne ve insanlara yer veriyor.

Gündelik hayattaki, görsel ve yazınsal dilin ‘çekişmesini’ sanatsal alana taşımaya çalışan Bora Âşık ise Çarpık Bilgiler İmparatorluğu başlıklı kişisel sergisinde edebiyat ve resim ekseninde ürettiği çalışmalarını izleyiciyle buluşturuyor.

Azade Köker / Bir Katlin Provası
7 Eylül-4 Aralık, Zilberman Galeri

Sim Chi Yin / Bir Gün Anlayacağız (One Day We’ll Understand)
7 Eylül – 4 Aralık, Zilberman proje odası

Azade Köker’in Zilberman’daki beşinci kişisel sergisi Bir Katlin Provası, sanatçının kadın cinsiyeti, kimliği ve bedenine yönelik sorgulamalarını yansıtıyor. Heykel, yerleştirme ve kolajlardan oluşan sergideki eserlerde kullanılan görsel referanslar, günümüzde kadına yönelik sıklıkla rastladığımız taciz ve şiddet sahnelerini belgeliyor.

Zilberman’ın proje odasında ağırladığı Sim Chi Yin’in Bir Gün Anlayacağız başlığını taşıyan sergisi ise sanatçının Zilberman Berlin’de gerçekleşecek olan sergisinden bir seçki. 2017’de Nobel Barış Ödülü sergisini hazırlayan, aynı yıl 15. İstanbul Bienali’nin de konuğu olan Sim Chi Yin’in video yerleştirme ve fotoğraf çalışmalarını kapsayan seçkide, sürgünde olan kişilerin sözlerini tam hatırlayamadan söylediği devrim şarkıları, savaş atmosferini andıran manzara fotoğrafları, sömürgeci mekanizmaları ifşa eden çarpıcı bir arşiv çalışması da yer alıyor.

Candeğer Furtun / Retrospektif
16 Eylül 2021-17 Nisan 2022, Arter

Arter, yeni sezonu Candeğer Furtun’un 60 yıla yayılan yapıtlarını kapsayan ilk retrospektif sergisiyle karşılıyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, sanatçının 1960’lı yıllardan bu yana ürettiği seramik ağırlıklı heykellerden ve nesnelerden oluşan geniş bir seçkiyi üretim süreçlerine eşlik eden arşiv malzemeleriyle buluşturuyor. Sergi, Furtun’un seramiğe dair özgün yaklaşımlarını sunarken pratiğinin yaşamsal, felsefi, tarihsel, toplumsal ve siyasi sorunsallardan beslenen katmanlarına da ışık tutuyor. Sanatçının üretiminde sıklıkla referans verdiği “kabuk” kavramı etrafında kurgulanan ve 100’den fazla yapıtını içeren sergi, Furtun’un sanatında biçimsel ve düşünsel bir öneme sahip doğa ve beden temalarını odağına alıyor.

Dorian Sarı / Zır Zır, Kaşıntı Geri Döndü
10 Eylül-13 Kasım, Öktem Aykut
DORIAN SARI, KAŞINTI GERİ DÖNDÜ NO:1, Arşivsel pigment baskı, cam, taş,  Ed. 1+1 125 x 125 x 11 cm.

Zır Zır, Kaşıntı Geri Döndü, Dorian Sarı’nın Türkiye’deki ilk solo sergisi. Sanat pratiğinde, çok disiplinli ifade tekniklerini ters yüz ederek gündelik yaşam alışkanlıklarımız ile konfor alanlarımız ve gerçeklik algılarımızı tartışmaya açan Sarı, Kunstmuseum Basel’da gerçekleşen bir önceki tek kişilik sergisi Post-Truth’ta vurguladığı başlıca temaları Zır Zır, Kaşıntı Geri Döndü sergisinde tamamı bu sergi için üretilmiş yeni eserleriyle devam ettirerek çeşitlendiriyor.

Şakir Gökçebağ / Redimeyd
7 Eylül-15 Ekim, Ferda Art Platform

Şakir Gökçebağ’ın son dönem işlerinin yer aldığı Redimeyd, adını kullanılan malzemeye direkt olarak işaret ediyor. Objeleri gündelik kullanımlarından uzaklaştırarak yeniden yorumlayan sanatçı, bu sergisinde ağırlığı halılara veriyor.

Ramazan Can / Ne Yerdeyim, Ne Gökte
9 Eylül-18 Kasım, Anna Laudel
Ramazan Can / Ne Yerdeyim, Ne Gökte sergi görünümü.

Anna Laudel’in Kazancı Yokuşu’ndaki yeni galeri mekânındaki ilk sergisi Ramazan Can’ın son yedi yılda farklı materyallerle ürettiği işleri bir araya getiren Ne Yerdeyim, Ne Gökte başlıklı sergisi. 2018’de yine galeride açtığı Evvel Zaman İşi sergisinin devamı niteliğinde olan sergi, göçebelik, şamanizm, kimlik ve temellük (sanatı kendine mal etme) temaları etrafında üç bölümden oluşuyor.

Fahrelnissa Zeid / Fırtınaya Doğru
21 Eylül-30 Ekim, Bozlu Art Project Mongeri Binası

Bozlu Art Project, Yahşi Baraz’ın kaleme aldığı ve Bozlu Yayınları tarafından yayımlanan Fahrelnissa Zeid: Fırtınaya Doğru adlı kitap vesilesiyle bir Zeid sergisine ev sahipliği yapıyor. Modern sanatın öncülerinden ve soyut sanatın Türkiye’deki ilk temsilcilerinden Fahrelnissa Zeid’in erken tarihli figüratif resimlerinden soyut çalışmalarına ve 1970 sonrası yoğunlaştığı portrelerine uzanan bu geniş seçkinin küratörlüğünü Oğuz Erten üstleniyor.

Mehmet Ali Boran / Zakkumun Kökü
3-30 Eylül, Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi

Küratörlüğünü Mahmut Wenda Koyuncu’nun üstlendiği Zakkumun Kökü, Mehmet Ali Boran’ın video, fotoğraf ve heykellerinden oluşuyor. Boran, sergisinde birçok coğrafyada lanetli ve uzak durulması gereken bir bitki olan zakkum üzerinden bugüne uzanan bir dünya imgesine odaklanıyor. Sanatçı seramik heykel, minyatür, kinetik fotoğraf, video ve doğal nesneler gibi çeşitli medyumları bir anlatıda birleştiren Zakkumun Kökü‘nde tarih, arkeoloji, kartografi, biyoloji, jeoloji ve kolonyalizmin içinden geçerek farklı medyalarla yeni bir dünya resmi kurmaya yelteniyor.

Ludovic Bernhardt / The Gaming Room
10 Eylül-24 Ekim 2021, Sanatorium
Coronavirus spread sinks world stock markets – 1 2020, Goblen: bazin üzerine gümüş mürekkep (Afrika damask kumaşı), 210 x 142 cm.

The Gaming Room, Fransız sanatçı ve yazar Ludovic Bernhardt’ın Sanatorium’da gerçekleşen üçüncü kişisel sergisi. Jeopolitika, oyun ve şiir alanlarıyla tanımlanan işleri bir araya getiren serginin başlığı, CIA’in ajanlarını eğitmek için yarattığı bir kutu oyununa dayanıyor. Sanatçı, ABD istihbarat servislerinin dünyaya dair temsilini yansıtan bu alaycı oyunu, onu yapısöküme uğramış, parazitleşmiş ve parçalanmış bir şekilde galerinin bir duvarına uygulayarak büyük bir labirent oyununa dönüştürüyor. Bernhardt’ın Covid-19 pandemisi sırasında küresel finans borsalarının düşüşüyle ilişkili grafikleri, duvar kağıtları ve el yapımı duvar halıları formunda sunduğu çalışması da sergide yer alan işlerden.

Gülfem Kessler / Unutulmuş Düşler Mağarası
2 Eylül-2 Ekim, Labirent Sanat

Gülfem Kessler’in, Nergis Abıyeva küratörlüğünde gerçekleşen sergisi adını Werner Herzog’un Unutulmuş Düşler Mağarası adlı belgesel filminden alıyor. 32 bin yıl önceye tarihlenen Fransa’daki Chauvet mağarasının 1994 yılında keşfiyle, içinde yer alan natüralist resimlerde bir kadın imgesinden başka insan tasvirinin olmaması ve hayvanların yüzlerindeki ifadelerin duygusal ve insani olması bilgilerinden yola çıkılan sergideki çalışmalarda, insan ve insan-olmayan ilişkisi, türlerarasılık gibi meseleler karşımıza çıkıyor.

Kessler’in yarattığı ve duyumsattığı imgeler, tıpkı mağara resimlerine bakarken hissedildiği gibi, bilincin en ilkel noktalarına giderken, sanatın yalnızca akılla ve bilgiyle açıklanamayacak tarafları olduğunu da hatırlatıyor.

Murat Şahinler / Kendini Bilmeyen Resim
21 Eylül-30 Ekim, Pilot Galeri
Murat Şahinler, Kendini Bilmeyen Resim

Pilot Galeri, yedi yıl aradan sonra Murat Şahinler’in Lacan’ın “kendini bilmeyen bilgi” olarak tanımladığı bilinçdışı kavramına atıfla konulan Kendini Bilmeyen Resim başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçının son yıllarda ürettiği çalışmalarını yan yana getiren sergi, temelde resim üzerine düşünen veyahut resimle düşünen bir özneye işaret ediyor. Öznenin tutturduğu ritmi, bir müziği, aynı zamanda zamanın kaydını tutma çabasının takip edilebileceği resimlerde minyatürlerdeki gibi, iki boyutlu gölgesiz karakterler Şahinler’in yeni resimlerinin en temel ortaklığını oluşturuyor. Kimi zaman gürültülü kimi zaman sessiz bu resimler, zamanımızın çok boyutlu, son derece şahsi ve bir o kadar da genel bir panoramasını sunuyor.

Canavar / Herşey Yolunda
9 Eylül-9 Ekim, Versus Art Project

Mural sanatçısı kimliğiyle tanınan Canavar’ın ilk kişisel sergisi Herşey Yolunda toplumsal baskı, iktidar sevdası, fetihçilik, insanın şehirdeki varoluş ve yaşam mücadelesini merkezine alıyor. Canavar’ın 60’a yakın sprey boya çözümlemesi, pentür, gravür ve duvar üzerine gerçekleştirdiği performatif uygulamanın yer aldığı sergi, sokak sanatçısının galeri içindeki kalıplaşmış varlığını farklı bir perspektiften tartışmaya açıyor.

Lucie Lux Miranda / Hayaletler ile Uyumak
2 Eylül-25 Ekim, The Pill
Lucie Lux Miranda, Hayaletler ile Uyumak sergi görünümü.

Çizim ve heykel üretimlerinin ardından son dönemde dokumaya yönelen Fransız sanatçı Lucie Lux Miranda’nın 2019-2021 yılları arasında yaptığı kilim serisinin ilk sergisi olan Hayaletler ile Uyumak sergisi The Pill’de. Sergide 12 bölümlük bir kompozisyon olan seriye, 10 metre uzunluğundaki EQUINOXE-X de eşlik ediyor. Büyük boyutlu, enerji yüklü, yünün maddeselliği ile renklerin titreşimini iç içe geçiren sanatçının bu “heykelsi” çalışmaları 25 Ekim’e kadar The Pill’de.

Jochen Proehl / 45’LİKLER | Ege Anıları
16 Eylül-16 Ekim, C.A.M Galeri

Mimari yapıların ve yeryüzünün anatomisi hakkında büyük ebatlı seriler üzerinde çalışan Jochen Proehl’in bu eserlerin bazı yönlerini izole ederek ufak boyutlu resimlere dönüştürdüğü çalışmaları C.A.M Galeri’de izleyiciyle buluşuyor. Pandemi sürecinin getirdiği inziva koşullarında küçük boyutlu resimlere yoğunlaşan sanatçının bu yaratı sürecinde ürettiği bir seçkiyi içeriyor.

Dilşad Akçayöz / Aklımda bir söz vardı, sessizliklere dair
15 Eylül-10 Ekim, Galeri Selvin Nişantaşı

Çocukluk ile yetişkinlik arasında, toplumun biçimlendirme arzuları ve kendi gerçekliği kıskacında sıkışmış, sıkıştırılmış genç bireylerin içsel yolculuklarına dair bir sergi Dilşad Akçayöz’ün sergisi. Marmara Üniversitesi Heykel Bölümü mezunu sanatçının çalışmaları 10 Ekim’e kadar görülebilir.

Özge Horasan / Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor
16 Eylül-10 Ekim, KOLİ Art Space

Küratörlüğünü Tuba Kocakaya’nın üstlendiği Özge Horasan’ın ilk kişisel sergisi Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor, Kadıköy Belediyesi’nin desteği ile gerçekleşecek Mahalle Festivali kapsamındaki paralel etkinliklerden biri.

Biyoloji eğitiminin ardından bitki biyolojisi üzerine yüksek lisans yapan Horasan’ın sergisinde doğayla ilişkisinin bir dışavurumu olan tekstil, fotoğraf, toprak ve kâğıt işler yer alıyor.

Alican Leblebici / Milyon Dolarlık Sergi
14 Eylül – 09 Ekim, MERDİVEN Art Space

Paranın maddiliğinin yanı sıra günümüz toplumunda bir araç olarak nasıl işlev gördüğü ve dolaşımda olduğu üzerine odaklanan Alican Leblebici, bu sergisinde paranın piyasa içerisindeki akışkan döngüsünü dondurarak, durağanlaşan para yığınının fizikselliğini ve kendi gerçekliğini sorguluyor.

Burcu Erden / Mühür
15 Eylül – 28 Ekim, Art On İstanbul

Sanatçının heykel üretimindeki malzeme ve teknik geleneklerden yola çıkarak heykelin görünürlüğüne ilişkin problemleri araştırdığı sergisi Mühür’de, mermer silindirler, seramik rölyefler ve polyester heykeller bir arada sunuluyor.

Grup Sergileri

13 Aylı Bir Yılda – Yakın geçmiş ve uzak gelecekten manzaralar
15 Eylül-16 Ekim, Galerist
Nicolas Descottes, Syrjajeve n°1/9, 2000, C-Print, 50 x 60 cm, Ed. 2/10.

Galerist yeni sezonu Yekhan Pınarlıgil’in küratörlüğünü üstlendiği, adını Fassbinder’in 13 Aylı Bir Yılda filminden alan karma sergiyle açıyor. Pınarlıgil’in “tarihi belirsiz bir sezin sergisi, ‘kıyamet’ sonrası bir manzara belki” sözleriyle tanımladığı sergi, yakın geçmişle uzak gelecek arasında salınan tekinsizlik, belirsizlik içinde kendi zamanını sorgulayan işlere yer veriyor. Sergide Halida Boughriet, Nicolas Descottes, Anne-Charlotte Finel, Noémie Goudal, Berat Işık, Yusuf Sevinçli’nin işleri yer alıyor.

Breaking Boundaries
15 Eylül-15 Ekim, Karşı Sanat Çalışmaları

Pandemi koşullarında zor bir süreçten geçen kültür sanat alanında bir hareket alanı oluşturma düşüncesiyle kurgulanan Breaking Boundaries projesi, dört ülkede, altı sanat mekânında, sekiz küratör tarafından seçilen 12 sanatçıyı bir araya getiriyor.

Breaking Boundaries için özel olarak tasarlanmış içerisinde tüm sanat eserlerinin bulunduğu sandık, yolculuğuna Karşı Sanat’ta Ezgi Bakçay küratörlüğündeki sergiyle başlayarak diğer mekânlara posta yoluyla taşınacak. Breaking Boundaries‘in İstanbul’un ardından Maastricht’ten Meldkamer, Venedik’ten Atopos ve Officina 15, Amsterdam’dan Patty Morgan’a devam edecek yolculuğu Münih Sanat haftasında Centercourt’ta sona erecek. Projede yer alan sanatçıların isimleri ise şöyle: Gözde İlkin, Sevim Sancaktar, Miriam Salamander, Janina Totzauer, Simone Miciche, Giulia Cacciuttolo, Eva Chiara Trevisan, Giulio Pollaniato, Tjobo Kho, Anne Büscher Willem de Haan, Suzie van Staaveren.

Yüzleşme / Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğrenci ve Mezunlar Sergisi
7 Eylül-24 Ekim, Pera Müzesi
Rasim Aksan, İsimsiz, 2020-2021 Kâğıt üzerine sulu boya ve akrilik, 27,9 x 47,1 cm.

Kuruluşundan bu yana eğitim kurumlarıyla birlikte, genç sanatçıların yapıtlarının izleyiciyle buluşturan Pera Müzesi, 25. yılını kutlayan Yeditepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin mezunları ile öğrencilerinin üretimlerinden oluşan Yüzleşme sergisine ev sahipliği yapıyor. Üniversitenin Sanat ve Kültür Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Marcus Graf küratörlüğünde hazırlanan sergi, çok katmanlı bir forum şeklinde kurgulanmış. Doğa-kent ve birey-toplum arasındaki ilişkileri tartışmaya açan Yüzleşme, sanat ve tasarımın ontolojik varlığına dair konuları eleştirel bir bakışla ele alıyor. Sergi, aynı zamanda fakültenin geçmişi ve şimdisiyle yüzleştiği bir alan niteliği yüklenerek izleyiciye bugünün güzel sanatlar, grafik tasarım, tiyatro, gastronomi, mutfak sanatları, sanat ve kültür yönetimi alanlarının yaratıcı dünyasını keşfetme şansı sunuyor.

Akbank 39. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi
21 Eylül – 20 Kasım, Akbank Sanat

Çağdaş sanat alanında genç sanatçılara destek olmak amacıyla Resim ve Heykel Müzeleri Derneği ve Akbank Sanat işbirliğiyle düzenlenen Akbank 39. Günümüz Sanatçıları Ödülü Yarışması sonucunda seçkide yer alacak eserler belirlendi. Agah Uğur, Leyla Alaton, Saruhan Doğan, Gönül Nuhoğlu, Derya Bigalı ve serginin küratörlüğünü de üstlenen Murat Tabanlıoğlu’ndan oluşan bu yılki jüri, yaklaşık 600 başvuru arasından 21 sanatçının eserlerine sergi seçkisinde yer verme kararı aldı. Sergide eserleri yer alacak sanatçıların isimleri şöyle; Aslıhan Uruş, Ayşe Coşkun, Ayşe Gözde Çöklü, Ayşegül Yapar, Büşra Çeğil, Ece Kibaroğlu, Egemen Tuncer – Hacer Kıroğlu, Emin Berk, Hüseyin Demirbaş, İsmail Onur Gönüllü, Ömer Faruk Muslu, Özgün Şahin, Sarya Nurcan Kaya, Seda Kayatepe, Songül Berda Özdemir, Şafak Kocaoğlu, Şener Yılmaz Aslan, Şevval Konyalı, Şükrü Aslan, Ümran Hümayun.

a yellow sun a black sun
7 Eylül-20 Ekim, Martch Art Project

Küratörlüğünü Karina El Helou’nun üstlendiği a yellow sun a black sun başlıklı sergi, Lübnanlı sanatçı ve şair Etel Adnan’ın 1975’te gerçekleşen Lübnan iç savaşı sırasında yazdığı Arap Kıyameti isimli şiirinden yola çıkıyor.

Akdeniz’in heybetli güneşinin hem büyüleyici hem de tehditkâr olarak anlatıldığı şiire karşılık sergide de güneş hem Lübnan manzaralarının güzelliğini ortaya koyuyor hem de yıkımları gözler önüne seriyor. Serginin bir özelliği de Adnan’ın yanı sıra Lübnan’dan 11 sanatçıyı (Etel Adnan, Nadim Asfar, Vartan Avakian, Gregory Buchakjian, Simone Fattal, Sirine Fattouh, Daniele Genadry, Lamia Joreige, Mireille Kassar, Stéphanie Saadé, Roy Samaha) bir araya getirmesi.

Ertuğrul Güngör & Faruk Ertekin / Traditional Y
4-25 Eylül, Galeri Muaf

Galeri Muaf, Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin’in son dönem işlerinden oluşan  Traditional Y başlıklı sergiyi Barın Han ev sahipliğinde hayata geçiriyor. Çocukluklarını birlikte geçiren sanatçı ikilisi Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin; bu ilk solo sergilerinde lunapark kavramına odaklanıyor.

Devam edenler

Volkan Aslan’ın 2019 tarihli En İyi Dileklerimle videosundan bir kare (sanatçının izniyle)
Volkan Aslan / Sağlıcakla Kal
4 Ağustos-17 Ekim, SALT Galata

Sağlıcakla Kal Volkan Aslan’ın Sait Faik Abasıyanık’ın Stelyanos Hrisopulos Gemisi adlı hikâyesinden esinlenerek bir madde ve imge olarak suya dair kurguladığı bir sergi.  İstanbul’un aciliyetlerine ve politik iklimle şekillenen dalgalı ruh hâllerine atıfta bulunan sergide işler,  SALT Galata’nın çatısından -1 katındaki sergi mekânına, oradan da sokağa uzanırken su, yerleşikliğe direnç gösterme ve özgürleşme arzusuna işaret ediyor.

Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya / Arşiv sergisi
17 Haziran- Süresiz (güncellenerek devam edecek), Beykoz Kundura

Kundura Hafıza Kültürel Mirası Koruma Derneği’nin düzenlediği Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya adlı sergi, Beykoz Kundura’nın hikâyesini aktarıyor.

Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası’nın üretim tarihine fabrikadan kalan makineler, belgeler, eski çalışanlar ve ailelerinin bağışladığı nesnelerin yanı sıra 2015’ten beri sürdürülen sözlü tarih görüşmelerini de bir araya getirerek bakan sergi, Beykoz Kundura’da güncellenerek devam edecek süresiz bir sergi.

Serkan Taycan / Kente Doğru
27 Temmuz 2021-1 Ocak 2022, Müze Gazhane

Modern kentleşme sürecinin taşradan kent çeperlerine, kent meydanlarına uzanan izleğini sunan Kente Doğru sergisi, Serkan Taycan’ın Habitat, Kabuk, Agora ve İki Deniz Arasında serilerini bir bütün olarak ilk defa izleyiciyle buluşturuyor. Kentleşme, taşranın ve kentin dönüşümü ile ekoloji konularını odağına alan sergi, bireysel olandan toplumsallığa, gündelik olandan uzmanlığa çeşitlenen öznellikte anlatılar içeriyor.

Etkileşimler / Koleksiyon sergisi
14 Ağustos-30 Eylül, İstanbul Modern
Etkileşimler sergisinden görünüm.

İstanbul Modern’in koleksiyonundan oluşturduğu Etkileşimler adlı yeni sergisi, sanatçıların yapıtlarıyla atıfta bulunduğu ve ilham aldığı plastik sanatlar, mimari, edebiyat, müzik ve sinema alanından çeşitli konu ve isimlere odaklanıyor. Haluk Akakçe, Ramazan Bayrakoğlu, İpek Duben, İnci Eviner, Leyla Gediz, Hayal İncedoğan, Bengü Karaduman, Azade Köker, Guillermo Kuitca, Mahmoud Obaidi, Sarkis, Matt Saunders, Şener Özmen, Thomas Ruff’un İstanbul Modern’in koleksiyonunda yer alan işlerinden yola çıkarak kurgulanan sergi, sanatçıların ilham kaynaklarını, ilgi ve meraklarını yansıttığı gibi, aynı zamanda farklı sanat mecraları arasındaki göndermelere de dikkat çekiyor.

Proje 4L’den / Gülsün Karamustafa, Hale Tenger, Fikret Atay
15 Nisan-31 Aralık, Elgiz Müzesi
&
13. Teras Sergisi / Grup sergisi
12 Temmuz- 23 Ekim, Elgiz Müzesi Teras

Elgiz Müzesi 20. yılında, kurumun Proje 4L adı altında kuruluşunun ilk üç yılında gösterdiği video işleri yeniden mercek altına aldığı Proje 4L’den ve 2012’den bu yana sürdürdüğü teras sergilerinin 13.sü olan Gelecek Zaman başlıklı sergilere ev sahipliği yapıyor.

Proje 4L’den sergisiyle Yerleşmek (2001), Yeniden Bak (2002) ve Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm (2003) sergileri kapsamında gösterilen Gülsün Karamustafa, Hale Tenger ve Fikret Atay’ın üç video çalışması, o dönemin görsel anlatısıyla yeniden izleyiciyle buluşuyor. Proje 4L’den sergisi, Vasıf Kortun küratörlüğünde gerçekleşen Yerleşmek sergisinde gösterilen Gülsün Karamustafa imzalı Erkek Ağlamaları isimli üç monitörlü video yerleştirme; küratörlüğünü yine Kortun’un yaptığı Yeniden Bak sergisinde izleyiciyle buluşan Hale Tenger’in Sirkülasyon adlı 5 monitörlü video yerleştirmesi ile Halil Altındere küratörlüğünde gerçekleşen Seni Öldüreceğim İçin Çok Üzgünüm sergisi kapsamındaki Fikret Atay’ın Bang Bang adlı video çalışmasından oluşuyor. 48 heykelin yer aldığı Gelecek Zaman‘da ise sanatçıların yenilikçi ve dönüştürücü bakış açısı, özgür olma isteği, geleceğe dair öngörülerinden izlere rastlamak mümkün.

Haftalık Güncel Sanat Gazetesi

İlginizi Çekebilir

Eleştiri

Neş’e Erdok Yapı Kredi bomontiada Galeri’de 19 Eylül’e dek sürecek sergisinde bu kez pandemiyle eve kapanmış; yangınlar, depremler, göçlerle içine sığamadığımız bir dünyayı anlatıyor.

Kütüphane

Burcu Erden'in 2019'da Art On İstanbul'da gerçekleşen solo sergisi için İbrahim Cansızoğlu'nun kaleme aldığı katalog yazısı Argonotlar Kütüphanesi'nde.

Eleştiri

Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nın yeni projesi Taşıdıklarımız duyguları, yaşanmışlıkları, kaosu ve o göz alıcı dans performansıyla "taşımaya" basit anlamından çok daha fazlasını katıyor.

Gündem

Amerikan istihbarat teşkilatları, suikasta bizzat Veliaht Prens Muhammed bin Salman tarafından yetki verildiği sonucuna vardı, ancak prens iddiaları reddediyor.