Misafir sanatçı programlarının temelinde sanatsal derinleşmeye ve gelişime destek vermek; bu doğrultuda da sanatçılara zaman ve mekân sağlanarak üretimlerine devam edebilmeleri amaçlanmaktadır.[1] Zaman ve mekânın sanatsal üretimler açısından oldukça önemli olduğunu belirtmek gerekir. Ancak misafir sanatçı programlarını yalnızca fiziksel açıdan üretim kolaylığına indirgemek doğru olmaz. Çünkü misafir sanatçı programları sürecin paydaşlarının etkileşimleriyle derinleşmekte ve gelişmektedir.
Misafir sanatçı programlarının tarihsel arka planı
Modern misafir sanatçı programlarının kökleri bu kavramın ilk öncülü sayılabilecek Prix de Rome’a dayanmaktadır. 1663 yılında Fransa Kralı Louis XIV tarafından başlatılan devlet destekli bir burs programı olan Prix de Rome başlangıçta ressam ve heykeltıraşları kapsayarak sanatçılara İtalya’da geçirecekleri sürede alanlarında gelişmelerini, bilgi birikimlerini artırabilecekleri alan sağlamayı amaçlamıştır. Başlangıçta Janiculum Tepesinde bulunan konaklama alanı 1673’te Palazzo Cafarelli’ye, 1684’te Palazzo Capranica’ya, ardından da 1725 yılında Palazzo Mancini’ye taşındı. 1793 yılında Palazzo Mancini’nin Fransız İhtilali’nin etkileri sebebiyle yağmalanmasının ardından kurum 1803’e kadar fiilen kapanmıştır. 1803’te ise Villa Medici’ye taşınan kurum bu tarihten beri faaliyetlerine burada devam etmektedir.[2]

19. yüzyılın ortalarından itibaren karşılaştığımız “Sanatçı Kolonileri” kavramı ise Prix de Rome dönemiyle belirli paralellikler göstererek misafir sanatçı programlarının gelişimi açısından dönüm noktalarından biri olmuştur. Taru Elfving (yazar, araştırmacı ve küratör) ve Irmeli Kokko’nun (küratör, kültür ve sanat yöneticisi, sanat eğitimcisi) Akademie Schloss Solitude’nin direktörü Jean-Baptiste Joly’den yaptıkları aktarıma göre akademilerin hedefi sanatçılara mesleki loncalardaki ve zanaatkârlığa özgü kısıtlamalardan kurtulabildikleri alanlar sağlayabilmekti. Jean-Baptiste Joly’e göre bir tartışma, fikir alışverişi ve bilgi paylaşım alanı sunan misafir programları bu açılardan daha önceki akademi örnekleriyle benzerlik göstermektedir.[3]
Elfving ve Kokko’nun Lübrenn’in çalışmasından aktardığına göre 1830-1914 yıllarında endüstrileşmenin ve hızlı kentleşmenin yarattığı etkilere tepki olarak kırsalda oluşan Sanatçı Kolonileri’nde yaklaşık üç bin sanatçı ikamet etmektedir. Bu koloniler başta Fransa, Orta Almanya, Hollanda olmak üzere Macaristan ve Baltık bölgelerini de kapsayan bir coğrafyaya yayılmıştır.[4]
İlerleyen süreçlerde, özellikle 20. yüzyılın modern “Misafir Sanatçı Programlarına” geçişte, Macdowell Colony ve Yaddo önemli bir yer tutar. New Hampsire’ın ormanlık alanlarında besteci Edward Macdowell ve eşi Marian’ın vizyonu ile kurulan MacDowell Kolonisi “Yaratıcı sanatçıların, kalıcı eserler üretmeleri için uygun koşullarda çalışabileceği bir yer” olabilme ilkesi üzerine varlığını sürdürmüş ve 450 dönümlük arazide 32 stüdyoya sahip bir misafir sanatçı programına evrilmiştir.[5] Ayrıca kurum 2020 yılında “Koloni” kelimesini isminden çıkararak katılımcılarla arasında oluşabilecek potansiyel engellerden birini kaldırmıştır.[6]
Yaddo ise Macdowell ile beraber modern anlamda “Misafir Sanatçı” kavramının bir diğer önemli örneğidir. Trask ailesinin miraslarını bir misafir sanatçı programı kurulması için bırakmasıyla kurulan Yaddo yazarlara, ressamlara, müzisyenlere ve heykeltıraşlara bir üretim ve yenilenme alanı oldu.[7]
Bu iki programın dönüm noktası niteliğinde olmalarının sebebi ise 19. yüzyıl sanatçı kolonilerinde sanatçılar genellikle kendiliğinden belirli bir kırsal alana ya da doğal çevreye yönelirken, bu kurumların sanatçıların seçildiği, yerleştirildiği, ihtiyaçlarının karşılandığı ve üretim koşullarının hazırlandığı bir modeli benimsemesidir.
20. yüzyılda ise Bauhaus ve Black Mountain College’in etkileri ile misafir sanatçı programları paydaşlarının etkileşimi açısından dönüştürücü bir pozisyonda bulunmaktadır. Bauhaus bir misafir sanatçı programı olmasa da sanatçının toplumdan izole edilmiş akademik eğitim modeline karşın disiplinlerarası üretimi ve uluslararası sanatçı topluluğu fikrini öne çıkararak misafir sanatçı programlarının günümüzdeki hallerine ulaşmasında önemli bir rol oynamıştır.[8] İkinci Dünya Savaşı’nın sonucunda Avrupa’dan New York’a doğru yaşanan sanatçı ve entelektüellerin göçü, eğitimde ve yaratıcı üretimde değişikliklere sebep olmuştur. Black Mountain College bünyesinde 12 yıl boyunca faaliyet gösteren Summer Art Institute sanatçı kolonileri fikrini yalnızca birer kırsal inziva alanı olarak görmektense deneysel sanat için kolektif laboratuvarlara dönüştürmüştür.[9]
Maria Rita Pinto, Serena Viola, Anna Onesti, Francesca Ciampa’ya (mimarlık ve kültürel miras araştırmacıları) göre çağdaş misafir sanatçı anlayışını etkileyen üç önemli etken 19. yüzyıl sanatçı kolonileri, Avrupa avangard hareketleri ve Black Mountain College deneyimleridir.[10]
90’lara gelindiğinde Misafir Sanatçı Programları uluslararası dolaşım, görünürlük ve sosyal ilişkilerin üretim mekanizmalarından biri haline gelmiştir. 1992’de Fransa’da yayımlanan Guide of Host Facilities for Artists on Short-term Stay in the World adlı makale bunu kanıtlar niteliktedir. 29 ülkeden 200 programı ve 5 network ağını bir araya getiren rehber uluslararası görünürlüğü artırmıştır.[11] Yine aynı yıllarda kurulan Berlin merkezli Res Artis sayesinde programların erişilebilirliği ve görünürlüğü artmış, programların birbiriyle olan bağlantıları güçlenmiştir.
2000 yılı devrilirken gelişmeye ve değişmeye devam eden misafir sanatçı programları Marnie Badham’a (sanatçı-araştırmacı ve akademisyen) göre kamusal katılımı gözeten ve sosyo-politik meselelerle ilişkilendirilen yapılara dönüşmeye başlamıştır.[12] Lehman da programların sanatçıların yalnızca bireysel kazanımlarından ibaret değil, sanatçı, ev sahibi kurum, bulunulan bölge ve topluluk arasında oluşan etkileşim doğrultusunda ele alınması gerektiğini söyler.[13]
Son yıllarda da programlar kültürel miras, sosyal sorumluluk, yerel kalkınma ve sürdürülebilirlik gibi tartışmaların konusu olarak çok boyutluluğuna yeni bir boyut katmıştır.
Dünya genelinde Cité Internationale des Arts, Jan van Eyck Academie, Künstlerhaus Bethanien ve çok daha fazla program aktif olarak sanatçı ağırlamaya devam etmektedir. Ülkemizde ise SAHA Studio, Daire Sanat, Gate 27, YASME, Hür Adalar gibi programlar faaliyetlerini sürdürmektedirler.
Özetle, Misafir Sanatçı Programları öğrenim ve üretim süreçleriyle, kültürel ve sosyal etkileriyle, yerel ve uluslararası network ağlarıyla paydaşlarının tümüne doğrudan etki eden bir ekosistemdir.
Kronotop kavramı ve misafir sanatçı programları

Pascal Gielen’in aktarımına göre “Kronotop” kavramı 1973 yılında Rus dilbilimci Michail Bakhtin tarafından ortaya atılmıştır.[14] Bakhtin’in bir roman inceleme aracı olarak ortaya attığı bu kavram Yunanca “kronos” yani zaman ve “topos” yani mekân anlamına gelen iki kelimenin birleşiminden meydana gelmiştir.[15] Pascal Gielen’in bu kavramı misafir sanatçı programlarını açıklamak ve anlamak için kullanmış olması bu programlarda sanatçının yalnızca bir yerde bulunmaması, aynı zamanda belirli bir sürede, çeşitli sosyal ilişkiler ve üretim süreçleri ile konumlanması sebebiyle oldukça önemlidir. Gielen misafir sanatçı programlarını ideal-tipik kronotoplar üzerinden Weber’ci bir sınıflandırma sistemiyle sunar. Bu bakış açısına göre kronotoplar saf bir formda değil, zaman zaman iç içe geçmiş halde bulunabilir.[16]
My Chronotope / Ben Kronotopu: Pek çok misafir sanatçı programı sanatçı stüdyosunun, başka bir deyişle atölyesinin simüle edilmesi üzerine kurgulanmıştır. Sanatçı gündelik hayatın koşuşturmacasından, baskısından, sanat sektörlerinin stresinden uzaklaştırılır. Burada kendisine içe dönüş ve yoğunlaşma için zaman ve mekân tahsis edilir.[17] Gielen izole olabilmenin gitgide daha da nadir bulunan bir nimet haline geldiğini söyler. Ne de olsa, yapılan işe odaklanabilecek ve üretimi dikkat dağıtıcı unsurların sebep olabileceği aksaklıkları bertaraf ederek tamamlayabilecek bir alanda bulunabilmek elzem bir unsurdur. Yine Gielen’in deyimiyle “Yaratmak, odaklanmaktır.”[18] Bu doğrultuda, Ben Kronotopu’nda misafir sanatçı programları sanatçının kendi içine dönerek üretim yapmalarını hedefleyen programlar olarak kategorize edilir.
Network Chronotope / Ağ Kronotopu: Bu modelde misafir sanatçı programı yalnızca içe dönük bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir temas alanıdır. Sanatçı diğer küratörler, koleksiyonerler ve kurumlarla temas kurarak görünürlük kazanır. Artık mesele görmekle sınırlı kalmaz. Görünmek de misafir sanatçı programının bir parçasıdır. Bu sanatçı üzerinde çeşitli baskılara sebebiyet verebilir. Zaman ve mekân analizi olarak, sanatçı belirlenen sürede, belirlenen yerde keşfedilme ve görünme gayesi sebebiyle bir stres hissedebilir.[19]
Alter Chronotope / Öteki Kronotopu: Bu model ise sanatçının öteki ile karşılaşması üzerine kuruludur. Sanatçı bir keşif sürecine girecektir. Bu keşif içeride değil, dışarıdadır. Sanatçı bir topluluğa, fikre, beceriye, temaya yaklaşmak için oradadır.
Burada mekân başka bir şeyin yakınlığıyla, zaman ise kurulan ilişkiyle tanımlanır. Bu doğrultuda misafir sanatçı programı bir araştırma, gözlemleme ve ilişki kurma alanı hâline gelir.[20]
Embedded Chronotope / Gömülü Kronotop: Bu kronotopa gelindiğinde ise gördüğümüz şey sanatçının programla zaman ve mekân açısından sahip olduğu sınırların silikleştiğidir. Artık bir misafirlik değil, derin bir bağ, yaşama karışma ve yerleşme söz konusudur. Sanatçının programdaki konumu ne yalnızca üretim ne de görünürlüktür. Sanatçının yaşam ve sanat pratikleri birbirine karışır.[21]
Kronotoplar kategorizasyonda hiyerarşik bir biçimde kullanılmamış olsalar da bu modellerin sanatçı, zaman ve mekân açısından yarattıkları sistemin yoğunluğunun Ben Kronotopu’ndan Gömülü Kronotop’a gittikçe arttığı görülmektedir. Ben Kronotopu’nda program kişinin içsel yolculuğu için alan sağlanması hedeflenirken, Gömülü Kronotop’ta program kişinin yaşamı ile bütünleşen bir üretim pratiği haline gelmektedir.
Bir misafir sanatçı programı: YASME

Bu noktada ise bu yazıyı yazmama olanak sağlayan Misafir Sanatçı Programı YASME’den (Yeşim Akçakaya Sanatçı Misafir Evi) bahsetmek isterim.
YASME, 17 Ocak 2023’te lösemi sebebiyle vefat eden Yeşim Akçakaya anısına ailesi tarafından başlatılmış olan, görsel çağdaş sanatlara odaklanmış bir sosyal sorumluluk projesidir. Bolu Dağı’nda yer alan ve aileye ait olan ev, YASME için düzenlenmiştir. YASME genç sanatçılara çalışmalarını sürdürebilmeleri için dört haftalık bir alan desteği sağlamaktadır. Elmalık Köyü’nde yer alan YASME’de çevredeki onlarca çeşit bitki ve hayvan ile iç içe olmak, sakin ve dingin bir alana sahip olmak yaratıcı süreçler için oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Ayrıca bu sene ilk defa sanat yazarları da programa kabul edilmiştir. Bu sayede ben de genç bir sanat yazarı olarak burada araştırma yapma ve bu yazıyı yazma fırsatı buldum. Benim bulunduğum süreçte sanatçılar Kardelen Semerci ve Nuveyba Tahmaz ile üretim süreçleri ve sanata bakış açıları hakkındaki fikir alışverişlerimiz sayesinde oldukça öğretici ve keyifli bir deneyim elde ettim.
Küratör Derya Yücel’in danışmanlığı ve yürütücülüğünde gerçekleşen programa destek veren diğer sanat profesyonelleri ile sanatçılar ve sanat yazarları arasında araştırma, üretim ve sergileme süreçlerinde rehberlik ve destek sağlanması da YASME’nin hedefleri arasında yer almaktadır.
YASME’yi incelediğimde ise Ben ve Ağ Kronotoplarının ağır bastığını görmekteyim. YASME’de sanatçılar kendilerine sağlanan atölyede sanatsal üretimlerine günlük hayatın stresinden, büyük şehirlerin koşuşturmacasından olabildiğince sıyrılarak burada devam ediyorlar. Önceki paragrafta bahsettiğim üzere Derya Yücel ve beraberindeki sanat profesyonelleri de YASME’yi süreç içerisinde ziyaret edip önerilerde, analizlerde ve eleştirilerde bulunarak sürecin öğretici ve geliştirici boyutlarının derinleşmesine katkı sağlıyor. Ayrıca sanatçıların ve sanat yazarlarının burada beraber geçirdiği süreç birbirini besleyen bir dinamiğe dönüşüyor. Bu sayede YASME’nin Ağ Kronotopu açısından önemini anlamış oluyoruz. Benim için de burada Uras Kızıl ile tanışmak, sanat yazarlığı konusunda yeni bir perspektif kazanmak ve halihazırda üzerine çalıştığım bu yazıyı son haline getirebilmem açısından oldukça faydalı oldu.
Ayrıca Öteki Kronotopu’ndan da bahsetmemiz mümkün. Çünkü sanatçılar öncelikle Yeşim Akçakaya’nın hikâyesiyle ve eserleriyle bağ kuruyorlar burada. Öte yandan, burada geçirdikleri süreçte Reha ve Mutlu Akçakaya’nın destekleri ve varlığı, Elmalık Köyü’ndeki komşular ve Bolu’da bulunmak yeni bir karşılaşma alanı yaratıyor.
Umuyorum ki YASME büyüyerek ve gelişerek insanların hayatlarına dokunmaya devam edecektir.
YASME’ye sonsuz minnet ve kucak dolusu sevgi ile…
[1] Elfving, T. & Kokko, I. (2019). “Reclaiming Time and Space: Introduction.” In Elfving, Kokko & Gielen (Eds.), Contemporary Artist Residencies: Reclaiming Time and Space. Amsterdam: Valiz. s. 9–10.
[2] Académie de France à Rome – Villa Medici. (t.y.). The story. https://villamedici.it/en/the-story/
[3] (Elfving ve Kokko, 2019, s. 15)
[4] (Elfving ve Kokko, 2019, s. 16)
[5] (Wiseman, 2006: 10’dan akt. Badham, 2018: 4)
[6] MacDowell. “Mission & History.” https://www.macdowell.org/about
[7] Lehman, K. (2017). Conceptualising the value of artist residencies: a research agenda. Cultural Management: Science and Education, 1(1), s. 10.
[8] Elfving, T., Kokko, I. & Gielen, P. (eds.). Contemporary Artist Residencies: Reclaiming Time and Space, Valiz, 2019, s. 16–17.
[9] Elfving, Kokko & Gielen, Contemporary Artist Residencies, Reclaiming Time and Space 2019, s. 17–18.
[10] Maria Rita Pinto, Serena Viola, Anna Onesti ve Francesca Ciampa, “Artists Residencies, Challenges and Opportunities for Communities’ Empowerment and Heritage Regeneration,” Sustainability 12, no. 22 (2020): 3–4. Pinto vd.’nin burada başvurduğu [14] numaralı kaynak: Taru Elfving, Irmeli Kokko ve Pascal Gielen, ed., Contemporary Artist Residencies: Reclaiming Time and Space (Amsterdam: Valiz, 2019).
[11] Elfving and Kokko, “Reclaiming Time and Space,” 12–13.
[12] Marnie Badham, “The Social Life of Artist Residencies: Working with People and Places Not Your Own,” 2018, 1–6.
[13] Kim Lehman, “Conceptualising the Value of Artist Residencies: A Research Agenda,” Cultural Management: Science and Education 1, no. 1 (2017): 9.
[14] Pascal Gielen, “Time and Space to Create and to Be Human: A Brief Chronotope of Residencies,” içinde Contemporary Artist Residencies: Reclaiming Time and Space, ed. Taru Elfving, Irmeli Kokko ve Pascal Gielen (Amsterdam: Valiz, 2019), 43.
[15] Mustafa Sözen, “Bakhtin’in Romanda Kronotop Kavramı ve Sinema / The Chronotope Concept of Bakhtin in Novel and Cinema,” 93.
[16] Gielen, “Time and Space to Create and to Be Human,” 44.
[17] Gielen, “Time and Space to Create and to Be Human,” 44.
[18] Gielen, “Time and Space to Create and to Be Human,” 45.
[19] Gielen, “Time and Space to Create and to Be Human,” 46.
[20] Gielen, “Time and Space to Create and to Be Human,” 47.
[21] Gielen, “Time and Space to Create and to Be Human,” 48
KAYNAKÇA
Académie de France à Rome – Villa Medici. (t.y.). The story. https://villamedici.it/en/the-story/
Badham, Marnie. “The Social Life of Artist Residencies: Working with People and Places Not Your Own.” 2018.
Elfving, Taru ve Irmeli Kokko. “Reclaiming Time and Space: Introduction.” İçinde Contemporary Artist Residencies: Reclaiming Time and Space, ed. Taru Elfving, Irmeli Kokko ve Pascal Gielen, 9–29. Amsterdam: Valiz, 2019.
Elfving, Taru, Irmeli Kokko ve Pascal Gielen, ed. Contemporary Artist Residencies: Reclaiming Time and Space. Amsterdam: Valiz, 2019.
Gielen, Pascal. “Time and Space to Create and to Be Human: A Brief Chronotope of Residencies.” İçinde Contemporary Artist Residencies: Reclaiming Time and Space, ed. Taru Elfving, Irmeli Kokko ve Pascal Gielen, 43–55. Amsterdam: Valiz, 2019.
Lehman, Kim. “Conceptualising the Value of Artist Residencies: A Research Agenda.” Cultural Management: Science and Education 1, no. 1 (2017): 7–22.
MacDowell. “Mission & History.” https://www.macdowell.org/about
Pinto, Maria Rita, Serena Viola, Anna Onesti ve Francesca Ciampa. “Artists Residencies, Challenges and Opportunities for Communities’ Empowerment and Heritage Regeneration.” Sustainability 12, no. 22 (2020): 1–22.
Sözen, Mustafa. “Bakhtin’in Romanda Kronotop Kavramı ve Sinema / The Chronotope Concept of Bakhtin in Novel and Cinema.” ss. 91–107.
Wiseman, Carter. Aktaran: Badham, Marnie. “The Social Life of Artist Residencies.” 2018. [Orijinal: 2006]

























