Çin’in sanat piyasasındaki yükselişine tanık oluyoruz. Ancak Çinli sanatçıları pek tanımıyoruz. Hele Çinli LGBTİ+ sanatçıları hiç tanımıyoruz. Fotoğrafçı ve şair Ren Hang yeni kuşak Çinli sanatçılar içinde ayrıksı bir yerde duruyor. Doğum günü vesilesiyle Hang’ı tanıyoruz.
Dikkat: Cinsellik ve tetikleyici içerik yer almaktadır!

Fotoğraf tarihçisi ve aynı zamanda Taschen’den basılan Ren Hang monografının editörü olan Dian Hanson sanatçı hakkında şunları yazıyor:
Ren Hang pek isyankar sayılmazdı. Utangaç, sırık gibi uzun boylu, depresyona meyilliydi, 29 yaşındaki Pekinli fotoğrafçı Çinli sanatçıların sanatsal özgürlük mücadelesinin pek de önde gelenlerinden değildi. Memleketinin aksine dünyanın geri kalanında popülerdi. “İşlerimi tabu olarak görmüyorum, çünkü kültürel ve siyasal bağlam içinde düşünmüyorum. Bilerek sınırları zorlamıyorum, ne yapıyorsam onu yapıyorum.”
Cinsellik asıl meseleydi. Ren arkadaşlarını -sonra da hayranlarını- küçük apartman dairesinde, ağaçlar arasında, göllerde, nehirlerde ve Pekin’in vertigo etkisi yaratan çatılarında çıplak fotoğrafladı. Modellerini bina blokları gibi istifleyerek, başlarını ahtapot gibi sararak, bedenlerini iplere ve çiçeklere sararak, o an ne bulduysa onunla fotoğrafladı.
“Başkalarının Çinli insanların cinsel organları olmayan robotlar olduğu izlenimi edinmelerini istemiyorum,” dedi. “Ya da cinsel organları var ama saklı hazineler gibi gizliyorlar, demesinler. Bizim cinsel organlarımız utanılacak şeyler hiç değil.” Aynı zamanda fotoğraflarının bir amacı ya da anlamı olduğunu reddetti: Sadece fotoğraf çekmek onu mutlu ediyordu. Ki mutlulukla kırılgan bir ilişkisi vardı.

Ren Hang uzun zamandır depresyonla mücadele ediyordu. 29 Şubat 2017’de hayatına son verdiğinde geriye fotoğraflarının yanında blogunda yazdığı ve sonradan kitaplaşan günlükleri kalmıştı.
Life is really one
Precious gift
But sometimes I feel that
It has been given to the wrong person

Ren Hang, 2014 yılında Purple Magazine’den Yanyan Huang’a verdiği söyleşide Çin’de çıplak fotoğraf çekmek hakkında şunları belirtmişti.
- Çin’de fotoğrafçı olmak zor mu?
- Hayır, oldukça kolay, ancak Çin’de çıplak fotoğraf çekmek çok zor. İnsanlar bedene karşı geleneksel ve muhafazakâr tutumlara daha bağlılar. Özel olması gerektiğini düşündükleri şeyi göstermenin bir aşağılanma, hatta ahlaki bir çöküş olduğunu düşünüyorlar. Burada genel olarak çıplaklıktan nefret ediyorlar. Kültürümüzde bedeni saklıyoruz. Çin’de insanlar, çıplaklık varsa sanat ve fotoğraf sergilerinin kapatılması için hükümete şikayette bulunurlar. Çıplak fotoğrafları internete koyarsanız, kompozisyon, güzellik, ışıklandırma veya sanatsal gelenek umurunda değil; tek umursadıkları şey çıplak bir beden olması ve görülmemesi gerektiğidir.

- Bir fotoğraf çekimini nasıl kurguluyorsunuz?
- Benim için tamamen spontane. Çekimleri planlamıyorum ve canım ne zaman isterse fotoğraf çekiyorum. Susuzluğu gidermek gibi. Doğal güzellik anlarını bekliyorum, neredeyse tesadüfen karşıma çıkıyorlarmış gibi. Kafamda topladığım fikirlerin ve planların gerçek hayatta ortaya çıkmasını bekliyorum.


- Fotoğraflarınızda çok fazla cinsel unsur olmasına rağmen, yine de oldukça masum görünüyorlar. Bu masumiyet, konularınızla olan ilişkinizi mi yansıtıyor?
- Modellerimin hepsi arkadaşım. İnsanların gerçekten seks yaparken fotoğraflarını çekmedim, ancak arkadaşlarım onları esnek araçlar olarak kullanmam konusunda bana güveniyorlar. Arkadaşlarım benim işbirlikçilerim. Onları kontrol etmem konusunda bana güveniyorlar ve isteyerek boyun eğiyorlar. Fotoğraflarım aracılığıyla insanların fanteziler kurmasını, kişisel cinsel deneyimlerini hayal etmeye yönlendirilmesini istiyorum.




Hanson aynı zamanda Hang’ın tarzına dair şunları belirtiyor: “Çok sade bir tarzı vardı. Çok resmi bir kompozisyondu, ancak bu sıra dışı konuları, güzel, masum, cinsel açıdan belirsiz, profesyonel model olmadıkları açıkça belli olan ama son derece çekici olan bireylerle ele alıyordu.”

Ancak eserlerinin cinsel içerikli doğası nedeniyle Ren Hang, pornografik görüntülere yönelik katı yasaklar uygulayan Çin’deki yetkililerle sık sık sorun yaşadı. 2013 yılında Vice Japan’a verdiği bir röportajda, Çin’deki bir sergisinin “cinsellik şüphesi” nedeniyle sansürcüler tarafından kapatıldığını hatırlattı. Ayrıca açık havada çıplak fotoğraflar çektiği için birkaç kez tutuklandı; bir keresinde, kendi ifadesine göre, “grup ahlaksızlığı” gerekçesiyle.
Hang ilk olarak 2009 yılında küçük grup sergilerine katılmaya başladı. Sergi açmanın yanında kendi fotoğraf kitaplarını da bastı. 10 yıl içinde uluslararası ünü katlandı ve Antwerp, Atina, Kopenhag, Frankfurt, Los Angeles, New York, Paris gibi birçok şehirde solo sergi açtı. Eserlerinin bir kısmı İstanbul’da da 2015 yılında Artinternational Fuarı kapsamında gösterilmişti.
30 Mart 1987 tarihinde doğan Ren Hang 24 Şubat 2017’de hayatına son verdi. Kısa sanat yaşamında günümüz Çin’ini bambaşka bir gözle görmemizi sağladı!































