Connect with us

Ne arıyorsun?

Argonotlar

Gündem

Güncel sanatta Güney Kore dalgası: K-art

Batı dünyasının ilgisini günden güne daha fazla çeken Güney Kore güncel sanattaki yükselişiyle de gündemde. Büyük galeriler rotayı Güney Kore’ye çevirdi bile.

Aynı zamanda Winner grubunun üyesi de olan Ohnim eserlerinin önünde.

“Hallyu” yani “Kore dalgası” K-pop, K-sinema ve K-drama gibi farklı alanlarda kültür-sanat dünyasında hâkimiyetini artırmaya devam ediyor. Müzik dünyasında rekorlar kıran K-Pop grupları BTS ve Blackpink, Oscar ödüllü Parasite ve geçtiğimiz haftaların en çok konuşulan Netflix dizisi Squid Game Güney Kore etkisinin sadece birkaç örneği. Şimdi de Güney Kore’nin başkenti güncel sanat dünyasındaki ağırlığını artırıyor ve K-art (K-sanat) yükselişe geçiyor.

Güney Kore’nin güncel sanat dünyası kendi içinde aslında hep hareketliydi; 1970-80’lerde kurulan Gallery Hyundai, Arario Gallery ve Kukje Gallery gibi yerel sanat galerileri ve 2004’te kurulan Leeum, Samsung Sanat Müzesi, ülkenin güncel sanat ekosistemini canlı tutuyordu.

Güney Kore’nin Batılı galerilerin dikkatini çekmesiyse ünlü uluslararası güncel sanat fuarı Art Basel’ın 2013’te Hong Kong’da düzenlenmesiyle başladı. Burada Koreli koleksiyonerlerin ilgisini keşfeden Lehmann Maupin, Perrotin ve Pace Gallery gibi büyük sanat galerileri rotayı Seul’a çevirdi. Batılı büyük galeriler, rotayı Güney Kore’ye çevirdi.

Berlin merkezli König Galerie’nin Seul’daki galerisinin terasından bir sergi görünümü.

Ardından Berlin merkezli König Galerie, Nisan ayında Seul’un en işlek noktası Gangnam’da, Avusturya’dan Thaddaeus Ropac Galeri de geçen ay şehrin trend bölgelerinden Hannam-dong’da birer galeri açtı. New York merkezli Gladstone Galeri de önümüzdeki yıl Seul’a açılmayı planladıklarını duyurdu. Bu kültürel etkileşim tek yönlü değil: Her yıl Londra’da düzenlenen uluslararası güncel sanat fuarı Frieze’in, 2022’de Seul’da da düzenleneceği duyurulurken aynı dönemde Londra’daki Victoria & Albert Müzesi’nde de Güney Kore’nin popüler kültürü temalı bir sergi gerçekleştirilecek.

Güney Kore’nin güncel sanat dünyasındaki yükselişinin farklı sebepleri var. İlk olarak, Güney Kore’nin vergilendirme anlamında Asya’daki -hatta dünyadaki- pek çok ülkeye göre kolaylık sağlaması koleksiyonerlerin ilgisini çekiyor. Ülkede 60 milyon won’un (yaklaşık 51 bin dolar) altındaki sanat eseri satışlarından vergi alınmıyor. Şu an için Güney Kore koleksiyonerler için çok cazip olsa da, Seul merkezli PKM Galeri’nin yöneticisi Kyung-mee Park bu durumun her an değişebileceğini söylüyor. Park, “Hükümet sanat eserlerine yeni bir vergi düzenlemesi getirmeyi düşünüyor ama sanat dünyası direniyor,” diyor.

Güney Kore’deki sanat piyasasının hareketlenmesinin bir diğer sebebi de pandemiyi fırsata çevirip borsada varlıklarını katlayan 20-40 yaş arası kesimin sanata yatırım yapmaya başlaması. Park, bunun sebebinin hükümetin emlak satışlarında uyguladığı ağır vergi politikaları olduğunu söylüyor. Ev alıp satmaktan çekinen gençler bu sebeple yatırım aracı olarak sanat eserlerine yönelmeye başlamış.

Winner grubunun üyesi Kang Seung-Yoon sanatçı adıyla Yooyeon.

Gözlerin K-art’a çevrilmesinin bir diğer sebebi de bazı K-Pop sanatçılarının görsel sanatçı kimliğiyle de eserler üretip güncel sanat dünyasına girmiş olması. K-Pop dünyasını az çok takip ediyorsanız bu isimlerden birini muhtemelen duymuşsunuzdur: Super Junior grubuyla tanınan Henry Lau, Winner grubunun ünlü rapçisi Mino (sanat dünyasında Ohnim adıyla anılmak istiyor) ve Mino’yla aynı gruptan Kang Seung-Yoon (Yooyeon). Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu hayran kitleleri, idollerinin (K-Pop şarkıcılarına ‘idol’ deniyor) her adımını takip etmekten,  yaptıkları her şeyi desteklemekten asla geri kalmıyor.

İş insanı ve sanat koleksiyoneri çif Serenella ve David Ciclitra Seoul sanat galerilerini keşfedene kadar Güney Kore sanat dünyası Batı için bilinmeyen bir alandı. 2008 yılında Global Eye programını başlatarak uluslararası sanatçıları mercek altına alan çift, Güney Koreli sanatçılar için de bir alan açmış oldu.

Сreativity and Daydream. Korean Eye 2020: Contemporary Korean Art’tan görünüm.

Üç sanatçının eserleri, Haziran ayında Seul’da düzenlenen Korean Eye 2020: Creativity and Daydream (Kore Gözü 2020: Yaratıcılık ve Düş) sergisinde bir araya geldi. Sergi direktörü Ciclitra, K-Pop’un popülerliğinin serginin çok daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladığını söylüyor. Ciclitra, “Mino, Henry Lau ve Kang Seung-yoon’un her birinin Instagram’da 7-8 milyon takipçisi var. Hayranları Seul’da, idollerin yaptığı sanat eserlerini görebilmek için galerinin önünde sokak boyunca kuyruk oluşturdu,” diyor.

Koreli sanatçıların eserleri Seul’un ardından Ekim ayında Saatchi Galeri’de düzenlenen StART Sanat Fuarı’nda Londralı sanatseverlerle buluştu.

Sanat galerileri, K-pop idollerinin güncel sanat dünyasına getirdiği bu hareketlilikten memnun. Ama Ohnim (K-Pop dünyasındaki adıyla Mino) aynı fikirde değil. Bir hayranının tablolarından biri için binlerce dolar teklif ettiğini ama eserlerini satmak konusunda tereddütleri olduğunu söyleyen Ohnim, “Sanat dünyasına gerçekten ait olmak ve eserlerimin bir değerinin olduğunu sanat eleştirmenlerinden duymak istiyorum. Fanlarımdan faydalanmak istemiyorum, benim onları korumam gerek,” diyor.

K-Pop endüstrisi yapım şirketlerinin idollere yaptığı baskı ve sözleşmelerle garanti altına alınan sıkı kurallarıyla tanınıyor. Parlak sahne ışıklarının ardında özel hayatlarında yaşadıkları sorunları dış dünyaya yansıtamayan idollerden bazıları ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele ediyor ve profesyonel destek almakta zorlanıyor.

Ohnim, Laugh, 2021, Tuval üzerine akrilik, 90 x 116.7 cm

Ohnim’e de üç yıl önce Winner grubuyla şöhretin zirvesindeyken panik bozukluk teşhisi konmuş. Ohnim, “Resim yapmak bana mental sağlığımla ilgili sorunları keşfetmek ve pek çok şeyin yanlış gittiği bu dünyayı yansıtmak için üç dakikalık bir K-Pop şarkısından daha fazla alan tanıyor,” diyor. Bir K-Pop idolü olarak duygularını dışa vuramadığını bu yüzden bazen ‘saklanmak’ istediğini ve kişisel alana ihtiyaç duyduğunu belirten Ohnim, “Bazen hasta, bazen üzgün ya da kendimi iyi hissetmiyor olabilirim. Ama dışarıda belli bir imajı sürdürmem gerek. Bu yüzden koleksiyonlarımdan birinin adı “Hide” (Saklanmak), -dışa yansıtmaktan kaçındığım duyguları tablolara yansıttım,” diyor.  Koleksiyon, renkli olduğu kadar ‘endişe verici’ tablolardan oluşuyor.

Dünyanın her yerindeki sanatçılar gibi Ohnim de pandemi etkisinin yaşandığı son iki yılı dış dünyadan oldukça izole geçirmiş. Müzik grubu için planlanan turneler de iptal olunca karantina süreci Ohnim’e tablolarına odaklanmak için bol bol vakit tanımış. Ciclitra’nın yardımıyla hayranların meraklı gözlerinden uzak, gizli bir stüdyo bulan Ohnim, Yooyeon ve Lau pek çok eserini burada tamamlamış.

Arario Gallery’nin direktörü Sojung Kang, koleksiyonerlerin daha çok tablo satın aldığını, fotoğraf veya dijital sanatla çok fazla ilgilenmediğini söylüyor. Londra’daki Frieze Sanat Fuarı’nda Park Seo-Bo, Kim Yong-Ik ve Ha Chong-Hyun gibi Koreli ressamların tablolarının New York merkezli sanat galerisi Tina Kim’in standında 200 bin-500 bin dolar arası fiyatlarla hızla satılmış olması da Kang’ın söylediklerini doğruluyor.

Batı dünyasının ilgisini günden güne daha fazla çeken Güney Kore, sanat dünyasındaki ağırlığını arttırmaya devam ediyor. Müzik kariyerlerinin dışında güncel sanat dünyasında bir yer edinmeye çalışan Koreli sanatçılar, Kore dalgasının etkisiyle önümüzdeki günlerde daha da ön plana çıkacak gibi görünüyor.

Abonelik alındı!

Bülten aboneliğinizi onaylamak için lütfen e-postanızı kontrol edin.

İlginizi Çekebilir

Eleştiri

“Hareket içinde temsille sürekli bir çekişme var” İnci Eviner’e göre. "Bu kadınlar sonsuz bir zaman içinde mücadelelerini sürdürürlerken onlara yüklenmiş kimliklerle de mücadele ediyorlar."

17. İstanbul Bienali

17. İstanbul Bienali kapsamında katılımcılarla gerçekleştirdiğimiz söyleşi serimiz devam ediyor. Yenikapı, Langa bölgesindeki biyoçeşitliliği merkezine alan çalışmasıyla Orkan Telhan'ı dinliyoruz.

Söyleşi

Kairos Galeri'nin ikinci sergisi Murat Balcı, efsanelerden, sömürgeciliğe, kurumsal aşklara ve değerli madenlere kadar uygarlığı geliştirdiği düşünülen gelişmelere yönelik kısmi sabotajlar gerçekleştiriyordu.

Eleştiri

Drag özü itibariyle bedenlerimize dayatılan cinsiyetlere, şekil mecburiyetlerine, kalıplara bir eleştiri getiriyor. Aynı zamanda kökeni sokağa dayanan, sokaktaki pratiklere karşılık gelen bir anlatım biçimi.