Connect with us

Ne arıyorsun?

Argonotlar

Söyleşi

“Her şey sizin için bir ilham kaynağı olabilir”

Her yıl farklı bir görsel sanatçıyla çalışan İKSV, bu yılın İstanbul Film Festivali afişlerini Londra merkezli kolaj sanatçısı Selman Hoşgör’e emanet etti.

Bu yıl 1 Nisan ile 29 Haziran 2021 tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek olan İstanbul Film Festivali, 40. yılını kutlayarak önemli bir eşiği geride bırakıyor. 1982’den bu yana Türkiye’de sinemanın şekillenmesinde büyük bir rol oynayan festival, yerli ve yabancı birçok yönetmen, oyuncu ve senaristi bir araya getirerek birçok uluslararası projenin de önünü açıyor.

Her yıl festival konseptine uygun bir şekilde farklı bir görsel sanatçıyla çalışan İKSV, bu yılın festival afişlerini Londra merkezli çalışan kolaj sanatçısı Selman Hoşgör’e emanet etti.

Biz de bu kapsamda Selman Hoşgör ile festival afişlerinin hazırlanma süreci, kendisine yol gösteren ilham kaynakları ve gelecek projeleri üzerine konuştuk.

Bu yıl 40. kez izleyicilerle buluşacak İstanbul Film Festivali’nin afişlerini siz tasarladınız. Öncelikle bu sürecin nasıl geliştiğinden ve afişlerin nasıl gün yüzüne çıktığından bahsedebilir misiniz?

İlk olarak İKSV’den Kerem Ayan benimle iletişime geçti. Sonrasında Danışma Kurulu da dâhil oldu ve brief üzerinde hepimiz aynı noktaya varabildik. Kırkıncı yıl olması nedeniyle köklü geleceği ve çok uluslu oluşunu odağa aldığımız ve benim genel tarzımda yorumladığım bir süreç oldu.

Afişlerinizde kullandığınız fotoğraf, tipografi ve canlı renkler oldukça dikkat çekiyor. Diğer kolajlarınızda da buna benzer bir yaklaşımınız olduğunu biliyoruz. Çalışma ve yaratım süreciniz nasıl işliyor, tüm bu öğeler nasıl bir araya geliyor, nerelerden nasıl ilham alıyorsunuz?

Söylediğiniz gibi işlerimde bir pattern bulunuyor ki aslında bu benim üslubum. Her değişen iş ve işe dair verilen bilgiyle bu üslup farklı bir şekle ve ifadeye dönüşüp yeniden üretim süreci başlıyor. Bu öğeler nasıl bir araya geliyor sorusunun cevabı aslında size iletilen öz ve istenen nihai amaca göre şekilleniyor. İlham almak konusunda ise her şey sizin için bir ilham kaynağı olabilir. Duyduğunuz bir şarkıyı söyleyen kişiyi merak edip hakkında düşünmeye başlamak da, bir fotoğraf görüp ona kayıtsız kalamamak da ilhamın bir parçası. Hayatın günlük güzellikleri veya konuları ise sizin daimi beslenme kaynağınız oluyor.

İKSV tarafından yapılan açıklamada afişlerin “festivalin sinema sanatçılarını, yönetmenleri ve izleyicileri birleştiren yapısından ilham aldığı” belirtiliyor. Siz afişleri tasarlarken nasıl bir motivasyonla hareket ettiniz?

Benim ana motivasyonum sinema sanat dalında çok uzun yıllardır katma değer sağlayan ve bunu 40 yıldır yerine getiren bir festivalin parçası olmaktı. Ayrıca 40. yıl olması ve bunun her birimizin kutladığı bir şölen duygusu yaratması, bu birleştiricilik de bir diğer motivasyon kaynağımdı diyebilirim.

Afişlerinizde Agnès Varda & Cüneyt Arkın, Alfred Hitchcock & Türkan Şoray, Claire Denis & Şener Şen gibi isimleri bir araya getiriyorsunuz. Bu isimlere nasıl karar verdiniz ve sizin için nasıl bir değer taşıyorlar?

Ana fikre odaklanmayı her zaman daha üretken buluyorum. Asıl amacım bir araya gelmese de toplamda bu alana katkı sağlayan insanları bir resmin, bir içeriğin tamamlayıcı parçası olarak görmek ve anlatmaktı. Bu nedenle herhangi bir ayrışma noktasına değil aksine birleşme noktasına odaklanarak bu isimleri bir araya getirmeye çalıştım.

Son bir soru olarak, bize biraz üzerinde çalıştığınız yeni çalışmalardan ve Selman Hoşgör’ün yakın gelecekte karşımıza hangi projelerle çıkacağından bahsedebilir misiniz?

Açıkçası marka işbirlikleri konusunda uzun vadeli planlar çok gündemde olmuyor. Yeni ve uygun projeler meydana çıktığında üzerine konuşmaya başlıyoruz. Burada her iki taraf da istediğinden emin ve beraber çalışabileceğine hemfikir olursa sürecimiz bu şekilde ilerliyor. Daha uzun vadeli kısımda ise kendi kişisel çalışmalarım yer alıyor. Bunlar için ise şu an bir yerde toplanıp olgunlaşma evresinde olduklarını söyleyebilirim. Yani aslında uzun vadeli dönüşümler yerine ânda kaldığınız, ânı anladığınız ve harekete uyum sağladığınız bir genel şema gibi düşünebilirsiniz.

Haftalık Güncel Sanat Gazetesi

İlginizi Çekebilir

Eleştiri

İki festivalin de organizatörü olan 3dots ile kültür politikaları tartışmalarına festivallerin nasıl katkı sağlayabileceğine dair konuştuk.

Söyleşi

Müze Gazhane’nin ilk sergisi Serkan Taycan’ın Kente Doğru'su oldu. Taycan’la sergi sürecini, özel sermayenin sanataki yerini, otorite ve sanat karşıtlığını konuştuk.

Söyleşi

Bu yıl dördüncüsü gerçekleşen 212 Photography Istanbul 11 Ekim’e kadar yedi farklı mekânda görülebilecek. Detayları Banu Tunçağ ve Merve Arkunlar’dan dinledik.

Eleştiri

Shariat’ın 2020 yapımı filmi Alınmaca Yok (No Hard Feelings), arada bir yerde durmaya, orada kalanlarla dayanışmaya dair güçlü bir film.