Connect with us

Ne arıyorsun?

Argonotlar

Söyleşi

ALİKEV’in Genç Sanatçı Fonu bu kez “Tanıklık” Sundu

2018’den bu yana genç sanatçıların üretim süreçlerini desteklemek amacıyla ALİKEV tarafından oluşturulan Genç Sanatçı Fonu dönem sonu sergisini “Tanıklık” temasıyla hayata geçirdi.

Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın (ALİKEV), sanatçı gençlerin fikir ve hayallerini gerçekleştirmelerine destek olmak için oluşturduğu Genç Sanatçı Fonu (GSF) dördüncü dönem sonu sergisini “Tanıklık” temasıyla gerçekleştirdi. Özellikle sosyal ve ekonomik sermayeden yoksun, sivil toplum ve kültür sanat kurumlarında yeterince temsil edilmeyen genç sanatçıları desteklemek amacıyla kurulan Genç Sanatçı Fonu’nun Karşı Sanat Çalışmaları’nda izleyicilerle buluşturduğu sergide 12 genç sanatçının belgesel, resim, kukla, müzik, performans gibi pek çok farklı disiplinde çalışması yer aldı.

2018 yılından bu yana devam eden GSF sanatçı veya kendini sanatçı olarak tanımlamayan ancak üretim yapan gençlere maddi destek, atölyeler ve dönem sonunda karma sergi içeren bir program olarak devam ediyor. Genç Sanatçı Fonu; sanatçı gençlerin kültürel hayata katılımını hem niteliksel hem de niceliksel çalışmalarla birlikte üretim süreçlerinde onları destekleyerek kapasite geliştirmeyi hedefliyor. Genç zihinleri bir araya getirerek dayanışmayla ne gibi yöntemler ve olasılıklar olabileceğine dair bir bakış açısı sunmayı hedefleyen yapının son ürünü olan “Tanıklık” başlıklı sergi bu vesileyle aralarında Alihan Erdoğan, Ezgi Ceylan, Anet Sandra Açıkgöz, Dilan Mine Uğurlu, Ebru Aksoy, Ecre Begüm Bayrak, Gamze Çiçek, Hazal Beril Çam, Mavi Melike Çatkın, Özlem Köse, Seyhan Yegin, Suhan Lalettayin, Hakan Öktem, Yazı Ece Köz, Nur Bardakçı’nın olduğu 12 genç sanatçının eserlerini 22 Aralık 2023 – 20 Ocak 2024 tarihleri arasında Karşı Sanat Çalışmaları’nda ziyaretçilerle buluşturdu.

Genç Sanatçı Fonu’nun sanatsal üretim sürecini ve bu yılki tema özelinde nasıl bir çalışma yöntemleri olduğunu ALİKEV GSF Yürütücüsü Şeyma Keskin ve Tanıklık başlıklı serginin küratörleri Deniz Zeybek ve Sena Tural ile konuştuk.

ALİKEV Genç Sanatçı Fonu tam olarak nedir, nasıl doğdu ve nasıl çalışmalarınız var?

Şeyma Keskin: ALİKEV’in hayata geçirdiği Genç Sanatçı Fonu, sanatçı gençlerin fikir ve hayallerini gerçekleştirmelerine destek olmak için oluşturuldu. GSF, sanatçı gençlerin kültürel hayata katılımını teşvik ederek hem niteliksel hem de niceliksel çalışmalarla birlikte üretim süreçlerini de destekleyerek kapasite geliştirmeyi hedefliyor.

2018 yılından bu yana devam eden GSF ile sanatçı ve/veya kendini sanatçı olarak tanımlanamayan ancak üretim yapan gençlere finansal destek, atölyeler ve dönem sonunda karma sergi imkânı içeren bir program sunmaya çalışıyoruz.

GSF Programı dördüncü yılını tamamlarken; bu zamana kadar GSF’den yararlanan kültür sanat üreticileri ile GSF Ağı’nın ilk faaliyetlerini hayata geçiriyoruz. Şu sıralar sergi kapsamında galeride gerçekleşen etkinlik ve söyleşilerin benzerlerini 2024 yılı boyunca her ay düzenli olarak sürdürmeyi düşünüyoruz.

6 Şubat depremleri çalışmalarınızın eksenini ne yönde değiştirdi? Depremden sonraki faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Ş.K.: Depremden Hatay’daki iş arkadaşlarımız, yönetim kurulu ve ALİKEV programlarında birlikte çalıştığımız birçok genç doğrudan ve dolaylı biçimlerde etkilendi. Hatay’da bulunan vakıf merkezimiz yıkıldı. Bu yıkımın ardından hem mevcut faaliyetlerimize devam etmeye hem de deprem odağında çalışmalar gerçekleştirmeye karar verdik. Bunun ilk adımları olarak tek seferlik “Deprem Destek Bursu”yla deprem bölgesindeki öğrencilere acil ihtiyaçları konusunda destek yarattık.

Hatay’daki merkez binamızın yeniden inşası için kaynak geliştirme faaliyetleri gerçekleştirdik ve yeni merkezimizi Ekinci Mahallesi’nde yeniden açmak için Herkes için Mimarlık (HİM) ile çalışmalara başladık. Merkez tamamlandığında Antakya’daki gençlerin ders çalışabileceği, kütüphanesinde vakit geçirebileceği, serbest zamanlarını değerlendirebileceği alanlar ve müzik stüdyosuyla vakıf yeniden hizmetlerine başlayacak.

Ayrıca depremden sonra birçok dönemde olduğu gibi gençlerin talep ve ihtiyaçlarının görünür olmadığına, seslerinin duyulmadığına tanıklık ettik. Bunun ardından gençlerin kendi talep ve ihtiyaçlarını dile getireceği, kendi gündemlerini konu edinebileceği medya projemiz “Gençler Ne Der?”i  (GND?) hayata geçirdik. Proje katılımcısı ve depremden doğrudan/dolaylı etkilenen gençler ile eylül ayında gerçekleştirdiğimiz kampta ilk kez bir araya geldik. Gençler şu sıralar GND? bülteninin üçüncüsü sayısını tamamlamak üzere.

Son olarak her kriz döneminde imkanları ve alanı daralan kültür sanat üreticilerini desteklemek için GSF 2023 döneminde Tanıklık temasıyla çağrıya çıkarak 18-29 yaş arası sanatçı ve/veya sanatçı adayı gençlerin çalışmalarını destekledik.

Yalnızca deprem bölgesinde değil, diğer bölgelerde de çalışmalarınız var mı? İstanbul ve diğer illerde de bir ofis açmayı planlıyor musunuz?

Ş.K.: ALİKEV olarak 2019 yılından bu yana İstanbul’da da faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Vakıf o yıllarda İstanbul’da da bir ofis açmaya karar veriyor. Ancak hazırlıklar sürerken pandeminin ortaya çıkışı İstanbul ofisinin açılışını ertelemeye neden oluyor.

Depremde Hatay’daki merkezimizin yıkılması, hazırlıkları süren İstanbul ofisini açma sürecini hızlandırdı diyebiliriz. Şimdilik planımız İstanbul ofisinde yapacağımız çalışmalarla burada yerelleşmek, paydaşlarımızla ilişkilerimizi geliştirmek ve Hatay merkez binamızın açılışını gerçekleştirmek.

Genç sanatçı fonu ile ilgili oluşturulan sergiler nasıl bir kapsamda ilerliyor? Daha önceki sergilerden edindiğiniz deneyimler ve somut karşılıkları çalışmalarınıza nasıl yansıdı?

Ş.K.: GSF’de dönem sonu faaliyeti olarak sergi & gösterim etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. GSF Programı kapsamında yaptığımız işlerden sadece birisi aslında sergi oluyor. Ancak bu dönem sonu faaliyetini oldukça önemsiyoruz. Bir tema etrafında buluşan, farklı üretim pratikleriyle ve henüz fikir aşamasında bir araya gelen sanatçılar çalışmalarının fikir aşamasından sergilendiği güne kadar aslında sadece kendi çalışmaları değil diğer arkadaşlarının üretim süreçlerine de dahil oluyor ve katkı sunabiliyor.

Gamze Çiçek, Tohumları Saklayanlar, 2023, Fotoğraf: Kalt Film

GSF’de geçirdiğimiz dört yılın ardından yararlanıcılarla yüz yüze bir araya gelmenin, onları çalışmaları ve genel olarak kültür sanat alanında yaşadıkları sorunlar ve gündemlere dair konuşabilecekleri bir bağlamda bir araya getirmenin sergiye de katkı sağladığını gördük. Ayrıca sergi kapsamında birlikte çalıştığımız galeri (Karşı Sanat), sevgili küratörlerimiz, jüri üyeleriyle yararlanıcıları dönem açılış etkinliklerinde bir araya getirmeye, sergi ve gösterimleri de kolektif biçimde tasarlamaya ve kurmaya çalışıyoruz.

Programın rekabet değil dayanışma şiarını bu pratiklerle hayata geçirmesinin sonucu olarak; bugün GSF Ağı’ndan ve kendinden sonraki dönemlere katkıda bulunmak isteyen GSF yararlanıcısı genç sanatçılardan bahsedebiliyoruz.

Bu kez dördüncüsü düzenlenen dönem sonu sergisi nasıl gelişti ve kapsamı nasıl belirlendi?

Deniz Zeybek: Teması ve işleri önceden belirlenmiş bir proje olarak gerçekleşen sergi 6 aya yayılan bir çalışma sürecinin çıktısı ve artık; “Evet biz bizler bunu ürettik, üretmeye devam edeceğiz” dediğimiz bir nokta. Tanıklık, “an”ın dondurulmuş anısı. Şimdiyi, geçmişi ve geleceği aynı anda içinde barındıran bir kavram olarak eserlerde bir araya gelerek şimdinin tanıklığına bizleri davet ediyordu.

Tanıklık teması etrafında buluşan işler nasıl bir kavramsal çerçeveye oturuyor ve yeni sergide küratoryal dokunuşlar nasıl şekillendi?

Sena Tural: Serginin kavramsal çerçevesi tanıklığın ne olduğuna odaklandığı kadar, tanık olunsa dahi tanıklıklarımızı ifade edebilecek dilden yoksun olduğumuz durumlara da odaklanıyor. Bu durumlardan estetiğin olanaklarını kullanarak sıyrılma, aşma imkânı olabilir mi sorusu üzerinden şekilleniyor. Mekânın ve zamanın değişimi, tanık olan nesne ve imgelerin dönüşümünde tanıklık tanık olunamayacak olanla ilişkileniyor. Kolektif bir üretimin sonucu olarak gerçekleşen sergide çoğunluklu olarak yer bulan dijital eserlerin sergilenmesinde sanatçıların oldukça kaygıları vardı. Özellikle de ekranların yakınlaşması seslerin karışması ve en doğru şekilde konumlanmalarıyla ilgili. Mekân içerisinde video işleri olabildiğince dağıtarak ve diğer disiplinlerden gelen işleri de birer duraklama noktası olacak şekilde belirleyerek çözümlemeye çalıştık. İşlerin sanatçıların kurguladığının dışına çıkarak mekâna yerleşmesinde aktif olduğumuzu söyleyebiliriz. Sanatçı üretimine odaklandığı noktada sergileme pratiklerinden uzaklaşabiliyor. Sergide ilk defa galeri-sergi deneyiminde bulunan sanatçılar vardı. Eserlerin kendi özgül ifade biçimlerini de güçlendirecek şekilde diğer eserlerle ilişkiye geçebilecekleri ortak bir yol bulmaya çalıştık.

Sergideki işlerle vurgulanmak istenen Tanıklık hangi tanıklıklara karşılık geliyor, birbirinden bağımsız işler arasında bir bütünlük oluşturma isteği var mıydı? 

Deniz Zeybek: Belirli bir tema etrafında bir araya gelen eserler olduğu için özel olarak bir bütünlük oluşturma kaygısı içerisinde bulunmadık. Tanıklığın farklı noktalardan izini süren işlerdi. Biz de bu izleri takip ederek metinde ve mekânda bunu açmaya çalıştık. Bazı işlerde tanıklık kavramının kendisi sorgulanırken bazı eserlerde tanıklık yerinden edilmiş hafızanın peşine düşüyordu. Tanık olma ve hatırlama ikiliğini içinde barındıran, tanık olmayı sürekli değişen bir olgu olarak ele alan işler olduğu gibi şu anın, şimdinin tanıklığına bizi çağıran işler de vardı. Eserler birbirleriyle ilişki kurmaya oldukça açıktı bu nedenle çok fazla bütünleşebilecek farklı eserleri birbirinden uzaklaştırarak kendi seslerini sözlerini duyumsanabilir hale getirmeye özen gösterdik.

Sergiye katılan sanatçılar deprem bölgesinden isimler olarak mı belirlendi? Sergiye katılım için belli kriterler var mı?

Ş.K.: Hayır. GSF’ye başvuru yapmak için program sürecinde Türkiye’de ikamet etmek, faaliyetlere tam katılım beyanı vermek ve 18-30 yaş arasında olmak dışında bir başvuru kriteri yok.  Ancak İstanbul dışından yararlanıcılar olmasını önemsiyoruz. Duyuru sürecinde farklı şehirlerdeki kurumlardan bu süreçte yaygınlaştırma desteği talep ediyoruz.

Sergiden ziyade GSF Programı yararlanıcıları için seçim süreci gerçekleşiyor. Programa tam katılım göstereceğini beyan edenlerle süreç ilerliyor. Yaş aralığı, başvuru formunun eksiksiz doldurulması gibi faktörlerin dikkate alındığı teknik/ön elemenin ardından jüri değerlendirmesi gerçekleşiyor. 7 kişiden oluşan jüri 8 kriter üzerinden değerlendirme yapıyor.

ALİKEV Genç Sanatçı Fonu’nun gelecek dönem çalışmalarında izleyenleri neler bekliyor?

Ş.K.: Çok yakında gsf.alikev.org yenilenen haliyle erişime açılacak. Hem GSF başvurularını buradan almaya devam edeceğiz hem de bu site ile GSF kapsamında üretilen işlere, sanatçılara, jüri üyelerine ve GSF’ye dair tüm güncel içerikler takip edilebilecek.

Bir sonraki dönem için bahar aylarında çağrıya çıkacağız. Yeni tema ve program içeriği için hazırlıklarımız sürüyor. Bir yandan da GSF Ağı kapsamında gerçekleştireceğimiz atölye, söyleşi ve etkinliklerine başlayacağız. Çoğu zaman açık katılımlı yapmayı planladığımız atölyelere kültür sanat ve sivil toplum alanından çeşitli kişi, kurum ve inisiyatiflerle iş birliği yapmak istiyoruz. Ayrıca GSF sergilerini başka şehirlerde de gerçekleştirmek istiyoruz.

Genç Sanatçı Fonu’yla ilgili okuyuculara bir mesajınız var mı?

Ş.K.: Genç Sanatçı Fonu’nun devamlılığı için dayanışmaya ihtiyacımız var. Vakfı, genç sanatçıların özgür üretimlerini desteklemek isteyenler bizimle çeşitli biçimlerde işbirliği yapabilir. En başta daha çok gence ve destekçiye ulaşmamız için sosyal medya hesaplarımızı takip ederek duyuru ve çağrılarımızı paylaşabilirler.

Banka hesaplarımız veya Fonzip üzerinden genç sanatçıların üretimlerini desteklemek için GSF’ye, gençlerin eğitim hakkına erişimi için burs fonumuza diledikleri tutarda bağış yapabilirler. Bu bağışlar bir program özelinde değil “genel bağış” olarak düzenli veya tek sefer şeklinde de olabilir. Genç Sanatçı Fonu hakkındaki tüm sorular için gsf@alikev.org’a yazabilirler.


Bu yazı bir Avrupa Birliği projesi olan CultureCIVIC: Kültür Sanat Destek Programı’nın desteklediği “Sanat Haberciliğini ve Eleştirisini Yerelden Geliştirmek” projesi kapsamında Argonotlar tarafından komisyon edilmiştir.

İlginizi Çekebilir

Eleştiri

Gizem Akkoyunoğlu'nun Sanatorium'da gerçekleşen "Kudretin Silüetleri" sergisini Oğuz Karayemiş değerlendirdi.

Söyleşi

Kundura DocLab vesilesiyle İstanbul’a gelecek olan Rabih Mroué ile dünya ahvalini, tiyatro ve performans ilişkisini ve İstanbul’la bağını konuştuk.

Söyleşi

Dirimart Pera’daki “Öfke” sergisi vesilesiyle Shirin Neshat’la son dönem çalışmalarını, Türkiye’deki ve İran’daki kadın hakları mücadelelerini konuştuk.

Eleştiri

LGBTİ+ sanatçıların işlerinden ve kuir üretimlerinden oluşan KIRIK inisiyatifinin hazırladığı gösterim programını İrem Karaaslan ele aldı.