Eleştiri
Olimpos Sergileri’nin ikincisi “peyzaj” temasıyla bugünün manzarasına çaresizlik kadar umutla, başka türlü hayat formları önerisiyle bakan yapıtlar bütününden oluşuyor.
Ne arıyorsun?
61'inci Venedik Bienali Türkiye Pavyonu'nda yer alan Nilbar Güreş'in “Gözlerinizden Öperim” sergisi üzerine
"7. Mardin Bienali'yle birlikte kendi adıma belli bir düzlüğe, orada nasıl yüründüğü hiç deneyimlenmemiş düzlüğe, bir ovada olmamıza rağmen yabancısı olduğumuz düzlüğe, biraz daha...
Olimpos Sergileri’nin ikincisi “peyzaj” temasıyla bugünün manzarasına çaresizlik kadar umutla, başka türlü hayat formları önerisiyle bakan yapıtlar bütününden oluşuyor.
Kitabın yazarına göre camp tarzın ortaya çıkmasını sağlayan temel unsur, dedikodu üzerinden şekillenen queer bir jargonun varlığı. Bu açıdan 50’ler Amerika’sıyla, günümüz Türkiye arasında...
Hem yazı dizisi hem sergi olarak Ak-sayanlar tek başına özgüne ulaşan yaratıcı enerjinin, ikili deneyim alanında nasıl dönüştüğünü görmek açısından önemliydi.
Neoliberalizmin açmazlarının, kolonyalizmin kılık değiştirmiş halinin ve heteronormatif baskının izlerini kitsch üzerinden takip etmek isteyen güncel çabayı baş etmesi zor bazı sorunlar da bekliyor.
Küratörün kendini bilerek otorite olarak konumlandırdığı bir düzlemde, sanatçıların isyancı olarak yer aldığı, iktidar ile hedef gösterilen azınlık arasındaki gerilimin mikro bir örneğini görüyoruz.
AVTO’da sergilenen Cevat Kurtuluş’un 8 mm film evrakı üzerine bir deneme.
Yola birlikte çıkmamışlardı… Belki de milat sayılabilecek, Halı Atölyesi tanışıklığı bir araya getirdi onları. Halı Atölyesinde karşılaştılar, halıda sohbet ettiler. Derken birbirlerine denk geldiler.
Güncel sanatın sıkışmış doğası içinde sürgit görme biçimlerine ve gösterim rejimlerine bir itirazın aracısı olarak geleneksel sanatların daha etkin ve saygın kullanımı mümkün mü?
Ressamın kanvas yüzeyindeki boya darbeleriyle tariflediği bu parça-bedenler, diğerlerinin bedenine hem korku hem istekle baktığımız zamanlarda gösterilmeyi beklemiş gibiler.
Uras Kızıl, Balzac'ın 1831 tarihli Bilinmeyen Şaheser romanını sanat tarihindeki temsil tartışmaları üzerinden değerlendirdi.